1 Ekim 2010 Cuma

KADINLAR


Kadınların Mükemmel Gücü

Çocuk taşırlar, zorlukları taşırlar, ağır yükleri taşırlar ama mutluluk, sevgi ve neşe verirler.
Bağırmak istediklerinde gülümserler. Ağlamak istediklerinde şarkı söylerler. Mutlu olduklarında ağlarlar.

Bir kadın tanırım, çok güçlü esprileri ile sevdiklerine kendilerini iyi hissettirir. Öyle kadınlar bilirim karlı bir günde telefon başında bekler arkadaşının " eve güvenle geldim! " telefonunu kaçırmamak için.

Bir dost bilirim yıllar önce söylediğim sırrı özenle tutup asla bir daha ortaya getirmeyen.
Kadınların özel bir tarafı var. Gönüllü çalışır, hasta bakıcılık yapar çaresizlere yiyecek taşırlar. Öğretmen, memur. doktor, hemşire yönetici, avukat, evhanımı, komşudurlar. Takım kıyafet giyer, kot ve üniforma. İnandıkları uğruna savaşır, haksızlığa karşı dururlar. Barış için, sevgi için, doğruluk için konuşur, yürür, başvurur, çırpınırlar Aynı anda göz yaşlarını silebilir, yaraya pamuk koyar ve sırtını sıvazlayabilirler. Ailesi daha çok yesin diye az yiyebilir, çocukları kitap alabilsin diye yeni bir ayakkabı almadan bir kış daha geçirirler.
 Okul aile toplantılarına gider, hasta çocuğu için okula koşarlar. Dostlarını destekler, korkmuş arkadaşı ile doktora giderler. Gerektiğinde para verir, koşulsuzca severler bilginin güç olduğunu bilir ama gene de yumuşaklıkla işlerini hallederler. Çocukları ödül aldığında, başarılı olduğunda ya da sadece mutlu olduğunda ağlarlar. Kimi zaman omuz, kimi zaman bir çift kulak, kimi zamanda yardım eden bir ses olurlar. Hiç güçleri kalmadığında bile, dimdik ayakta dururlar. Zor durumları kontrol eder, yorgunken bile enerji verirler.
 İhtiyacı olan bir dost için uykusuz kalır yalnızken yanına koşarlar.
 Bir kadının dokunuşu her yarayı iyileştirir. Bir kucaklama, bir öpücük kalpleri tamir eder.
 Romantik bir geceyi unutulmaz yapabilir. Kocasının, çocuklarının ve arkadaşlarının en iyi özelliklerini ortaya çıkarabilir.
 Gölgede kalmaktan şikayet etmez. Zorlamak yerine nazikçe cesaretlendirir. Şefkatli sözler fısıldayabilir, çığlık çığlığa taraftar olabilir, ve korkuları gülerek uzaklaştırabilir. Moralini düzeltip, kendine güven getirebilir bir kayıp ya da kavga sonrası aileyi bir araya getirebilir.
Kadın her çeşitte, her ölçüde, her renkte ve şekilde olur. Evlerde, apartmanlarda, gecekondularda yaşar. Yürür, araba kullanır, uçar yada koşar.
Dostuna basit bir e-mail göndererek ne kadar değer verdiğini anlatır. Haksızlıkları affetmek ve unutmak için yürekleri vardır. İyiliği unutmayan, her zaman hatırlayan, Sevgi ve sadakat ile çarpan bir kalpleri vardır.
İşte dünyayı döndüren, kadının kalbidir. Bir kadın aynı anda hem ağlayabilir hem gülebilir. hem üzgün hem umutlu olabilir. hem affedebilir hem cesaretlendirebilir.
 Kadın sadece doğum yapmaktan çok daha fazlasını yapar. Neşe ve umut getirir. Hayal kurmayı ve hedeflere ulaşmayı öğretir. İhtiras ve idealleri verir.
Bir insanın hayatına girer ve yaşamı değiştirir. Geriye bütün isteği bir sıcak kucaklama bir sıcak gülümseme Ve bir sıcak öpücüktür.

26 Eylül 2010 Pazar

TÜRK DİLİ



26 EYLÜL  DİL  BAYRAMI

Burhan  Bursalıoğlu

26 Eylül Türk Dil Bayramıdır.
.Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kültür kurumlarından biri olan Türk Dil Kurumu 78 yıl önce, 12 Temmuz 1932’de kurulmuştu Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde dil ve tarih, Atatürk’ün en çok önem verdiği konulardandı.
Önce 1931’de Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti kuruldu. Uluslaşmanın en önemli temellerinden bir diğeri de dil idi. Bunun bilincinde olan Ulu Önder Atatürk, 11 Temmuz 1932 gecesi sofrasında bulunanlara “Dil işlerini düşünmek zamanı gelmiştir. Ne dersiniz?” diye sorar. Oradakilerin bu düşünceye katılması üzerine “Öyle ise Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti gibi bir de ona kardeş bir dil cemiyeti kuralım. Adı Türk Dili Tetkik Cemiyeti olsun.” diyerek Türk Dil Kurumunun temellerini atar.
 Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır.



 Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir.
 Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül- 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu  olmuştur.   ATATÜRK'ÜN 26 Eylül 1932'de "1. Türk Dil Kurultayı"nı toplamasını her yıl "Dil Bayramı" olarak kutluyoruz  1936'daki kurultayda ise , Türk Dili Araştırma  Kurumu, Türk Dil Kurumu adını  almıştır.
         Türk Dil Kurumu başlangıçtan beri çalışmalarını iki ana eksen üzerinde yürütmüştür:
         1. Türk dili üzerinde araştırmalar yapmak, yaptırmak;
         2. Türk dilinin güncel sorunlarıyla ilgilenerek çözüm yolları bulmak.
         Atatürk'ün kendisi de Türk dili üzerindeki yerli ve yabancı araştırmaları bizzat inceleyerek, dönemindeki bilginleri Türk dili üzerinde araştırmalar yapmaya yönlendirmiştir. Nitekim Türk dilinin en eski anıtları olan Göktürk (Runik) yazılı metinlerin ilk iki cildi onun sağlığında yayımlanmış; 1940'larda yayın hayatına çıkabilen Divanü Lügati't-Türk, Kutadgu Bilig gibi eserler üzerinde de yine onun sağlığında çalışılmaya başlanmıştır.. 

         Türk Dil Kurumunun kuruluşuyla birlikte çağdaş Türkçede çok hızlı bir arılaştırma akımı da başlamıştır. Bizzat Atatürk'ün öncülük ettiği, Türk dilinin yabancı kökenli sözlerden temizlenmesi akımı 1935 güzüne kadar sürmüş; halkın diline girip yerleşmiş kelimelerin dilden atılması işleminden bu tarihte vazgeçilmiştir. Atatürk'ün ölümünden sonra öz Türkçe akımı Türk aydınları arasında sürekli tartışılan bir konu olmuş ve özellikle 1960'tan sonra Türk Dil Kurumu bu akımın öncülüğünü yapmaya devam etmiştir. 1980'den sonra tartışmalar durulmuş, bilimsel çalışmalar hız kazanmıştır.
         Atatürk, ölümünden kısa bir süre önce yazdığı vasiyetname ile mal varlığını Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumuna bırakmıştır.
         Türk Dil Kurumunun yapısıyla ilgili ilk önemli değişiklik 1951 yılındaki olağanüstü kurultayda yapılmıştır. Atatürk'ün sağlığında Millî Eğitim Bakanının Kurum başkanı olmasını sağlayan tüzük maddesi 1951'de değiştirilmiş; böylece Kurumun devletle bağlantısı koparılmıştır.
 İkinci önemli yapı değişikliği 1982-1983 yıllarında gerçekleştirilmiştir. 1982'de kabul edilen ve şu anda da yürürlükte olan Anayasa ile Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu, bir Anayasa kuruluşu olan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu çatısı altına alınmış; böylece devletle olan bağlar yeniden kurulmuştur.  
         Bugün Türk Dil Kurumu, 20'si Yüksek Öğretim Kurumu; 20'si Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yüksek Kurulu tarafından seçilen 40 asıl üyeye sahiptir. Üyelerin büyük çoğunluğu Türk üniversitelerinde çalışan Türkologlardır. Başbakanın önerisiyle Cumhurbaşkanınca tayin edilen Kurum Başkanı ve 40 asıl üye Bilim Kurulunu oluşturur
         Türkiye Türkçesinin çağdaş sözlüğünü sürekli geliştirerek yayımlayan ve Genel Ağ ortamında sürekli güncelleyen Türk Dil Kurumu, İmlâ Kılavuzu'nu 2000 yılında yayımlamıştır.. 1998 yılı içinde 9. baskısı çıkmış olan Türkçe Sözlük'te 75.000 civarında kelime yer almıştır.        
         Türk Dil Kurumu 800'e ulaşan yayını, 40 Bilim Kurulu üyesi, 17 uzmanı, 56 çalışanı ve zengin bir araştırma kütüphanesiyle Türkiye'nin saygın bilim kuruluşlarından biri olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Türk Dil Kurumu’nun  esas amacının Büyük Atatürk’ün arzuları doğrultusunda, Türk Dilindeki  yabancı sözcükleri  ayıklamak  ve yabancı kelimeleri de uzak tutmaktır.  Teknolojinin hızla gelişmesi nedeniyledir ki bugün dilimizin içine girip, Türkçemizi yabancılaştıran, gençler arasında revaçta olan birçok , özellikle, İngiliz ve Fransızca sözcükler  vardır. Halbuki bu kelimelerin Türkçe karşılıkları vardır. Bilgisayarların yaygın olduğu bu ortamda, aygıtın içinde bulunan tüm yabancı sözcüklerin Türkçe leştirılmesi gerektir. Ama bu yapılmıyor. Sadece yüzeysel Türkçe leşme yapılıp, esas sözcükler olduğu gibi dilimize yapışıyor.ü

Aşağıda   dilimize yapışan yabancı sözcüklerin, pekala Türkçe karşılıklarının olduğunu göreceksiniz.
Tüm arzum, mümkün olduğu kadar Türkçe karşılıklarını kullanmak ve Türk Dil Kurumunun da bunu hızlandıracak çalışmaları yapmasıdır.
26 Eylül Dil Bayramı Ulusumuza kutlu olsun.

ABSÜRT   -   Saçma
ADAPTE OLMAK   -   Uyum sağlamak
ADİSYON   -   Hesap fişi
AMBİYANS   -   Hava , ortam
ANALİZ   -   Çözümleme
ANONS ETMEK   -   Duyurmak
ANTİPATİK   -   Sevimsiz, itici
BODYGUARD   -   Koruma
BYE BYE   -   Hoşcakal
CENTER   -   Merkez
CHECK ETMEK   -   Denetim, kontrol etmek
DATA   -   Veri
DEKLARE ETMEK   -   Bildirmek
DEPARTMAN   -   Bölüm
DİZAYN   -   Tasarım
DOKÜMAN   -   Belge
DOWNLOAD   ETMEK   -   İndirmek
DRİNER   -   Sürücü
EKSTRA   -   Fazladan
ELİMİNE ETMEK   -   Elemek
E-MAİL   -   E-Posta
EMERGENCY   -   Acil
EMPOZE ETMEK   -   Dayatmak
ENTEGRE  OLMAK   -   Bütünleşmek
EXİT   -   Çıkış
FEEDBACK   -   Geribildirim
FİNISH   -   Bitiş, varış
FULL   -   Tam , dolu
FULL-TİME   -   Tam gün
GLOBAL   -   Küresel
İLLEGAL   -   Yasa dışı
İMİTASYON   -   Taklit, öykünme
İZOLASYON   -   Yalıtım
JENERASYON   -   Nesil,  kuşak
KOMÜNİKASYON   -   İletişim
KONSENSÜS   -   Uzlaşma
KOORDİNASYON   -   Eşgüdüm
KRİTER   -   Ölçüt
LAP TOP   -   Dizüstü bilgisayar
LEGAL   -   Yasal
LİNK   -   Bağlantı
MANTALİTE   -   Anlayış, zihniyet
MONOTON   -   Tekdüze
NİCK NAME   -   Takma ad
OBJEKTİF   -   Nesnel,  tarafsız
OKEY   -   Tamam
OKEYLEMEK   -   Onaylamak
ONLINE   -   Çevrim içi
OPTİMİST   -   İyimser
PARTNER   -  
PART-TİME   -   Yarı zamanlı
PERSPEKTİF   -   Bakış açısı
PREZANTASYON   -   Sunum
PRINT OUT   -   Çıktı
PRINTER   -   Yazıcı
PROVOKE ETMEK   -   Kışkırtmak
REFÜZE ETMEK   -   Utandırmak, bozmak
RELAX ETMEK   -   Rahatlamak
REVİZE ETMEK   -   Yenilemek
SAVE ETMEK   -   Kaydetmek
SECURITY   -   Güvenlik
SEMPATİK   -   Cana yakın, sevimli
SLAYT   -   Yansı
SPONTANE   -   Kendiliğinden
STAR   -   Yıldız
START ALMK   -   Başlamak
TİMİNG   -   Zamanlama
TREND   -   Eğilim
TUVALET   -   Ayak yolu
USKUR   -   Pervane
VALF   -   Vana
VANTUZ ÇEKMEK   -   Şişe çekmek
VERSİYON   -   Değişik biçim


TURİZM

YUNAN  ADALARI  - 4  - PİRE - ATİNA Burhan BURSALIOĞLU Sabah saat 06 da Pire limanına yanaştık. Gemimiz iskeleye yanaştığı için...