31 Temmuz 2014 Perşembe

GEZİ





ALTINCI  GÜN:      PERŞEMBE

Burhan Bursalıoğlu


Program gereği  altıncı gün göller bölgesine  gitmek gerekiyordu. Biz Roma’da kalıp  Roma’yı daha çok tanımak için gruba katılmadık.
Koleziyumun dıştan görüntüsü
O sabah,  ben eşim, kızım, damadım gelinimiz Sevim’le otelden çıkarak 40-50 dakika yürüyerek  yer altı metrosuna ulaştık. Fazla yürümemizin sebebi, otelimizin Roma haritasının dışında olmasındandı. Etrafı seyretmek için yürümeyi tercih ettik.
Koleziyumun içi
Kolezyum’a yakın bir istasyonda indik. İkinci kez kolezyuma gitmemizin amacı içeriye girme isteğimiz di. Sabah olmasına rağmen kuyruklar kıvrım kıvrım uzuyordu. Benden başka  kimse girmeyi istemedi. Damadım tüm gişeleri dolaşarak en kısa kuyruğa girip  17 yuro karşılığı bir bilet alarak içeri girdim.
Koleziyumun iç görüntüsü

Aslına bakılırsa değmezmiş. Kolezyumun  meydanı yok. Labirent gibi  kanallar  ve vahşi hayvanların barındığı kafesler.Yıkık duvarlar onarılmamış. Onarılıcak gibi de değil. İmparator Vespasianus tarafından 8 yılda yapılan ve 55 bin kişilik bu dev yapının onarımı için İtalya bütçesi yetmez. Yetse de orijinalı gibi olmaz.
Koleziyumun içi
Kolezyum, ölümcül gladyatör savaşları ve vahşi hayvanların dövüşlerinin izlenmesi  amacıyla yapılmış. İmparator ve  zenginler tarafından, genellikle popülerlik kazanmak  içinmiş. 9 bin vahşi hayvan öldürülmüş.
Kolezyum resim çektirmek  için  iyi  bir  fon oluşturabilir.
O günü dolaştığımız ve gördüğümüz tarihi yapılar birbirinden uzak yerlerde idi. Yaya dolaşmayı, etrafı  seyretme bakımından tercih ettik.
Gördüklerimizin içinde  önemli olanlarından, sırası ile değil de karışık olarak, kısa kısa, aklımda kaldığıyla anlatacağım.

PİAZZA  NAVONA: - NAVONA MEYDANI.

Bir zamanlar, Roma stadyumunun bulunduğu yer. Sokak ressamları ve falcıların iş merkezi olmuş. Ayrıca, Lorenzo Bernini’nin meşhur 4 ırmak havuzu da bu meydanda.

PANYHEON:

Bütün tanrıların tapınağı. Kentin iyi korunmuş antik yapılarından biri. MS. Birinci yüzyılda İmparator Hadrianus tarafından inşa ettirilmiş.
Pantheon çevresinde ki sokaklar labirent gibi. Turistlerin tercih ettiği yerler. Ayrıca, burada parlamento binası, hükümet daireleri, borsa  bulunmakta. Kısaca, şehrin finans ve politika merkezi  durumunda.
Meydanda, Berninin sırtında, Mısır dikili taşını taşıyan fil heykeli de buradadır.


CASTEL  SANT’ ANGELO:

Tiber  nehrini, Hadrianus’un, MS. 134 tarihli köprüsü.  Pons Aelius’un kemerlerini de içeren Ponte Sant’  Angelo üzerinden geçtiğimiz   köprü,  Tiber nehri  üzerindeki  köprülerin en güzeli imiş.
1598 – 1660  yıllarında, Bernini ve öğrencilerinin  yaptıkları, her biri İsa’nın çarmıha gerilişinden simgeler taşıyan on melek heykeli köprünün korkuluklarını süslemekte. Ayrıca, burada gerilen iplere, niyet tutulup çaput ve akla gelen her şey asılabiliyor.

CAMPO  DE  FLORİ  VE  ÇEVRESİ:

17. yüzyılda halka açık idamların infaz edildiği Campo De’Fiori   çevresi , meyve, sebze ve çiçek pazarı haline gelmiş.
1600 yılındaki, karşı reform sırasında, canlı canlı yakılan Filozof Giordano Bruno’un, düşüncelere dalmış heykeli, meydanın kanlı tarihini anımsatır gibi  durmakta.


CONSTANTİNUS  TAKI:

MS.315 yılında, Costantinus’un, imparatorluğun başkentini Bizans'a taşımadan önce Milvian köprüsü savaşındaki zaferini kutlamak için inşa edilmiş.

PALAZZO NUOVO (Yeni  saray):

Piazza ve Aracoeli kilisesinin köşesindeki, Palazzo Nuovo nun yapımına 1603 de başlayıp 1654 yılında tamamlanmış. 1734 yılında da halka açılmış.

CAMPELLA  SİSTİNA – SİSTİNA ŞAPELİ:

15. yüzyılda  5. Sixtus için  inşa edilen Campella Sistina  20 yılda tamamlanmış.
Bugün, Kardinallerin Papa seçmek için toplandıkları yer olarak kullanılıyormuş.

Şapelde, insanın  Kitabı  Mukaddes’te  yer alan öyküsü, üç  bölümde  betimlenmiş. Ademden Nuh’a, yasanın Musa’ya verilmesi, ve  İsa’nın doğumundan Son Yargıya kadar olan bölümler.

Tavanın ortasına doğru, Adem’in yaradılışında ileri doğru uzatılmış parmak görülüyor.

Ayrıca, burada , Mısır, Roma, Ronesans, ve barok eserlerinin  arasında, Michelangelo, Rafaello, Caravaggio ve Canova gibi sanatçıların eserleride bulunmakta.


Ayrıca Roma gezimizde, S.Pietro İn Vinceli, piazza del Cinquecento, Quirinale,  Trinita dei Monte, Fontana di Trevi, Piazza Del  Popolo, Tempio Adriano ve Piazza del Trubiunal, gibi meydan, kilise ve  tarihi vasfı taşıyan binaları gezdik.
Geç vakit yorgun argın otelimize dönerek, Pompeinin hayaliyle uykuya daldık.


Roma’da bu son gün programında Pompei ve Napoli vardı.

 DEVAM  EDECEK