28 Ağustos 2012 Salı

ULUSAL BAYRAMLARIMIZ





30  AĞUSTOS  ZAFER  BAYRAMI


 Burhan Bursalıoğlu

30 Ağustos Zafer Bayramının 90. Yılını Ulusça  kutlamaya hazırlanmaktayız.
Tam bağımsız, özgür, egemen ve çağdaş   bir Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulmasında büyük etken olan 30 Ağustos Zaferi aynı zamanda  Türk Ulusu’nun yüzyıllardır  mücadele ettiği  kötü  talihinin sona erdirildiği tarihtir.

Sakarya Savaşı Türk Ulusu’nun ölüm kalım savaşıydı. Ankara yakınlarına kadar gelen Yunan ordularını uzaklaştırmak, Osmanlı Devletinin  , ölüm fermanı olarak nitelenen Sevr anlaşması  nedeniyle  Anadolu’nun tüm etrafı işgal edilmiş, ortada Ankara ve çevresi  Türklere bırakılmıştı. Tüm Anadolu’yu işgal  etmemekle lütufta (!)  bulunmuşlar.  Nasıl olsa etrafı çevrili, ileride boğazlarını sıkar,  bunları tarihten sileriz” düşüncesinde olsalar gerek.

Sakarya Savaşı kaybedilseydi, işte o zaman düşündükleri gerçekleşmiş olurdu. Ama  umdukları  gibi olmadı. 52 gün süren Sakarya Savaşının sonunda,Yunan orduları geri çekilmeye başladı. Bu olay zaferin çok yakın olduğunun müjdecisiydi.

TBMM Sakarya Savaşı'ndan sonra Mustafa Kemal'e MAREŞAL ve GAZİ unvanlarını  verdi. Bu rütbe ve taltife laik olmaya and içen Mustafa Kemal Atatürk, düşmanların Anadolu’dan atılması gerektiğini, bunun için de zamana ve güçlü bir orduyu  oluşturmak kaçınılmaz olduğuna  inanarak Ulusca hazırlığa başlandı.

Bir taraftan orduyu yenileyip,silah ve malzeme ihtiyaçlarını karşılama, bir taraftan da taarruz planları  yapma uğraşı veriyordu.

İlk olarak Ocak ayında taarruz planlanmıştı. Gerekli hazırlıklar tamamlanamayınca  taarruzu Nisan ayına ertelediler. Nisan’da da  istenilen hazırlık tamamlanamamıştı.  Nihayet Ağustos ayında tüm hazırlıklar tamamlanmıştı.

Halkın çabaları, yardımlarıyla ordu mensuplarının giysileri, çorapları, eldivenleri, kılıç,at,nal, yiyecek gibi ihtiyaçları karşılandı. Silah satın alındı. İstanbul’un gizli yerlerinde depolanan silah ve mermiler, gözünü budaktan sakınmayan adsız kahramanlar tarafından Anadolu’ya kaçırıldı, hatta  geri çekilen düşmanın bıraktığı silahlar tamir edilerek onlara karşı kullanılır duruma getirildi.  Birliklerin taarruz yapacakları  bölgeler, tepeler   tespit edilerek oralara kaydırma yapıldı.. Batı ve Kuzey cephelerdeki birlikler,  gece hareket edilerek, çok gizli bir şekilde Kocatepe bölgesine kaydırıldı.

Gazi Mustafa Kemal'in başkomutanlığını yaptığı Türk ordusu, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Kocatepe’de başlayan top atışları sanki Cumhuriyetin kuruluşunun top atışlarıydı. Mustafa Kemal'in "Ordular İlk hedefiniz Akdeniz, ileri" komutunu verdikten sonra,  kısa zamanda Yunan mevzilerinde karmaşa başlamış,  gerisin geri kaçış onlar için kurtuluş  zannediliyordu. 30 Ağustosta çembere alınan Yunan ordusundan, Kaçanların mezarı Ege denizi oluyordu.Sağ kalanlar esir alınıyor,   ki bunların arasında komutanları general  trikopis’te bulunuyordu.  9 Eylül 1922 tarihinde Türk Ordusu İzmir’e girerek 3 yıllık İzmir’in Yunan hakimiyetine son verildi.

30 Ağustos zaferinin bir bayram olarak kutlanmasına  1935 yılında karar verildi.

O tarihten itibaren 30 Ağustos Zafer Bayramı adı altında, her yıl tüm yurtta, Kıbrıs’ta ve  dış tamsilciliklerde  kutlamaktayız.

Tüm Devlet Erkanı  törenlerin yapılacağı yerlerde yerlerini alırlar.  Özellikle Askeri birliklerin yaptıkları geçit törenleri, halkımız tarafından gururla seyredilir ve bu geçitler düşmanlarımıza da gözdağı vermiş olurlar.  Genel Kurmay Başkanı tebrikleri kabul eder,    gece de yine Genel Kurmay Başkanlığınca, orduevlerinde resepsiyon  ve  balo  tertiplenir, smokinler giyilir, davetiyeler Genel Kurmay imzasını taşırdı.

Bu sene 90. Yılını kutlayacağımız 30 Ağustosta , kutlamalarda ,  hiçte tasvip etmediğim  bazı değişiklikler yapılmış.  Çünkü bu bayram TSK nin kazandığı bir zaferin kutlamasıdır. Bu zafer kazanıldığında ne Cumhuriyet var dı, ne de Cumhurbaşkanı.

Değiştirilen kutlama programında, tebrikleri Cumhurbaşkanı kabul edecekmiş.  Davetiyelerde, Abdullah Gül ve eşi Hayrunissa Gül’ün imzası varmış. Resepsiyon Cumhurbaşkanlığı köşkünde olacakmış. Smokin mecburiyeti kalkmış, siyah elbise ile gelinecekmiş. 

Cumhuriyet Bayramında, Cumhurbaşkanı  tebrikleri kabul ediyor. 23 Nisan’da Meclis  Başkanı, MEBakanı,  19 Mayıs’ta  Gençlik ve Spor Bakanı tebrikleri kabul ederken, 30 Ağustos Zafer Bayramında, bu seneye kadar  uygulanan bir geleneğin değiştirilmesi, Genel Kurmay’ın saf dışı bırakılması mıdır amaç acaba. Zaferin kazanıldığı 1922 de, Sayın Cumhurbaşkanı  Abdullah Gül  ne hayatta idi ne de makamı ,yani Cumhuriyet vardı. Var olan TSK. İdi. Zafer onun zaferi.  Bayram kutlamaları onun hakkı. Umarım bu haksız uygulamadan vazgeçilir.Bu güne kadar TSK nde kullanılan “GÜÇLÜ ORDU, GÜÇLÜ TÜRKİYE”   sözü  bu seneki afişlerde yer almamış.  Bu söz bir müddet önce, “GÜÇLÜ TÜRKİYE, GTÜÇLÜ ORDU “ olarak değiştirilmişti.

30 Ağustos Zafer Bayramının  90. Yıl dönümü  tüm Ulusumuza , barış, mutluluk, huzur ve sağlık getirmesini dilerim.

Amerikalı Tarihçi Webster Tarpley, Press TV ye  yaptığı açıklamada “ Türk yetkililerinin  anlaması gerekiyor. ABD ve İngiltere ile ittifak ölümcül kucaklaşmadır. Suriye’ye karşı Türkiye’yi oyuna sürecekler, Biliyorlar ki, bu çatışmanın geri tepkisi modern Türkiye’yi  imha edebilir” diyerek, Türk yöneticilerini  kurulan tuzak dışında kalmalarını uyarmaya çalıuşmasına rağmen,  Atatürk’ün yaptığı devrimlerinin bekçileri olan bizler ve TSK. O’un açtığı aydınlık yoldan asla sapmadan yürüyeceğimize olan inancımı kaybetmeyeceğim.