22 Temmuz 2012 Pazar

GÜNCEL





BİR TÜRK
> GENCİNİN ATA'YA HİTABESİ
>
> Sevgili Atam;
> Sana bu hitabeyi 33 yaşına girmiş,
> Gelecek güzel günlerden çoktan umut kesmiş,
> Temel eğitimini tamamlamış
> Ve ancak şimdilerde seni tanıyabilmeye başlayan,
> Türk istikbalinin evlatlarından biri olarak yazıyorum.
> Seni ilk gördüğüm günü dün gibi hatırlarım.
> İlkokul birdim. Miniciktim.
> Elimde beslenme çantam, önlüğümün cebinde annemin sevgisi, sınıfımda
> bilim öğrenecektim.
> Karatahtanın dört parmak üzerine ortalanmış çerçevenin içinden bana
> bakıyordun
> Bakışların keskindi.
> ABC' den sonra ilk öğrendiğimdin;
> Mustafa Kemal'din. Çocuktum...
> Bana, bize, tüm dünya çocuklarına bayram armağan etmiştin. Armağanını,
> uygun adım
> sol-sağ-sol
> sol-sağ-sol kutladık...
> Kaçımızın ayağı su toplamıştı, kaçımız bayılmıştık...
> Biz bayramlarda ağlayan çocuklardık.
> Ortaokul ve lisede hep seni anlattılar bana...
> Dünyaya ancak yüz yılda bir gelen dahiydin...
> Şahin bakışların vardı, hürriyete aşıktın.
> En azılı düşmanlarına karşı bile merhametliydin,
> Ama savaş meydanlarında karşında kimse duramazdı.
> Aslandın, kaplandın, kartaldın, panterdin.
> Özgür geleceklere açılan pencereydin.
> Sözün özü benim sevgili atam;
> Kodumu oturtan milli eğiticiler böyle anlatmışlardı.
> Beni milli bir şekilde eğitenler,
> Failatün, failatün, failatün, failün ölçü sistemini,
> Niagara Şelalesi' nin yükseklik ve debisini,
> Yes, it is a pencil demesini,
> Deli İbrahim'in küpesini;
> Bir bir kafama yerleştirdiler de;
> Bana senin insan yönünü anlatmadılar.
> Sigara tiryakisi olduğunu,
> Rakı içtiğini,
> Aşık olduğunu,
> Evlendiğini,
> Boşandığını,
> Kim bilir kaç geceler savaş meydanlarında cesetlere bakıp, için için
> ağladığını,
> Özlemlerini, hasretlerini,
> Geleceği kazanmaya dair fikirlerini
> Anlatmadılar.
> Bana, bize, tüm dünya gençlerine bayram armağan etmiştin.
> Armağanını, uygun adım
> sol-sağ-sol
> sol-sağ-sol kutladık...
> Kaçımızın ayağı su toplamıştı.
> Kaçımız kıçına yediği sopa yüzünden altına işemiştik.
> Biz bayramlarda bunalan gençlerdik.
> ( Ne zaman baloda smokinli fotoğrafını görsem, 19 Mayıs'lara yanarım.)
> Bir yandan;
> Heykellerini diktik
> Dağa-taşa silüetlerini çizdik,
>
> Her kitaba, her yazıya
> Mutlaka senden alıntılar yerleştirdik.
> Bir yandan;
> Her işin kolayına kaçtık,
> Ticarette kazık attık,
> Üretim yerine kopyaladık,
> Bilim adamlarını sindirdik,
> Aydınları yargıladık,
> Yoktan yere nice vatan hainleri ürettik,
> Çoktan yere nice amaçsız gençler yetistirdik.
> Zeki, çevik ve aynı zamanda düzenciydik.
> Eğitimi siyasete kurban verdik,
> Ekonomiyi siyasete kurban verdik,
> Aydınlık olması gereken gelecekleri siyasete kurban verdik.
> Varlığımız siyasi emellere armağan oldu...
> Benim biricik Atam;
> Biz Demokles' in kılıcını sapından değil
> Keskin yanından tutmayı marifet bildik.
> Senin ruhunu gıdım gıdım içtik,
> Tükettik...
> Tükettik...
> Tükettik...
> Dedemden babama, babamdan bana
> Politikacı tabiriyle 'enkaz devralmış' bulunmaktayız.
> Bu gidişle biz, çocuklarımıza devredecek
> Enkaz bile bulamayacağız.
> Türk'tük, doğruyduk, çalışkanlığımız şüpheli;
> Birinci vazifemiz; Türk istiklalini ve Türk
> Cumhuriyeti'ni ilelebet
> muhafaza ve müdafaa etmek,
> Ülkümüz;
> Yükselmek, ileri gitmekti...
> Uzun bir yoldu...
> Yorucu ve yıpratıcıydı...
> Adidas' larımız eskidi,
> McDonalds' ta mola verdik.
> Belki de 'Bir Türk dünyaya bedeldir' deyişini
> Biz 'Her Türk dünyaya bedeldir' anladığımız için
> emanetini,
> 1 milyon beş yüz seksen bin kat küçültmeyi becerdik...
> Verdiğin en önemli görev:
> Bu ahval ve şeriat içinde dahi vazifem
> Türk istiklalini ve cumhuriyetini
> İlelebet muhafaza ve müdafaa etmektir, bilirim.
> Muhtaç olduğum kudretin,
> Sana güvenimde mevcut olduğunu belirtir, ellerinden
> hasretle öperim...
> Baştan sonuna kadar okuyanlara teşekkürler sizler gerçek
> bir Atatürkçüsünüz bence
>
> YER: TÜRKİYE
> YIL: 1938
> SAAT: 09.05
> ATATÜRK ÖLÜYOR ARADAN ONLARCA YIL GEÇİYOR
>
> YIL: 2012
> ATATÜRK TEKRAR DÜNYAYA GELİYOR...
> DOĞRUCA MECLİSE GİDİYOR,
> MEMLEKET NASIL YÖNETİLİYOR GÖRMEK İÇİN...
> MECLİS KAPISINDA CUMHURBAŞKANI, BAŞBAKAN, DEVLET BAKANLARI
> KARŞILIYORLAR.
> SALONDA EN ÖNE OTURTUYORLAR VE O GÜNKÜ ÜLKE SORULARI
> TARTIŞILIYOR.
> OTURUM BİTİYOR, ATATÜRK' Ü MECLİS LOKANTASINA
> GÖTÜRÜYORLAR,
> YEMEKTEN SONRA OTELE GÖTÜRÜP YATIRIYORLAR. ...
> ERTESİ SABAH OTELDEN ALMAYA GİDİYORLAR,
> ATATÜRK' ÜN ODASI BOMBOŞ!!!
> VE MASANIN ÜZERİNDE BİR KAĞIDA YAZILMIŞ ŞU SÖZLER VAR:
>
> 'EFENDİLER...
> BEN İSTANBULA GİDİYORUM,
> ORDAN BİR VAPURA BİNİP TEKRAR SAMSUNA ÇIKACAĞIM.
> ÇÜNKÜ, BU ÜLKENİN BİR KURTULUŞ SAVAŞINA DAHA İHTİYACI
> VAR...'
> BU KADAR ANLAMLI BİRŞEY DAHA YOKTUR SANIRIM
> BU ÜLKEMİZ İÇİN...
>
...
> UNUTMA;
> sen bir TÜRK evladısın...
> VE
> MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR!!!
> NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!!!