10 Kasım 2012 Cumartesi




10  KASIM

Burhan Bursalıoğlu

YILIN SEVMEDİĞİM TEK GÜNÜ.
74 YILIN SEVİLMEYEN 74 GÜNÜ

ATAM:  ZANNETME Kİ SADECE 74 YILDA 74 GÜN SENİ HATIRLIYORUZ. ASLA. SENİ HİÇ UNUTMADIK Kİ.
HERGÜN SENİ DAHA İYİ ANLIYOR VE SANA DAHA ÇOK DEĞER VERİYORUZ.
SANA OLAN BAĞLILIĞIMIZ DAHA DA GÜÇLENİYOR.
SENİN BİZE BIRAKTIĞIN EMANETLERİN DEĞERLERİNİ,  YILLAR GEÇTİKÇE  DAHA ÇOK  ANLIYORUZ.
GENÇLİĞE HİTABENDE YAPTIĞIN UYARILARIN ANLAMINI ŞİMDİ DAHA İYİ KAVRIYOR, BU GÜNLERİ GÖRMÜŞ OLMAMIZDAN DOLAYI SENİN NE BÜYÜK BİR İNSAN OLDUĞUNU DAHA ÇOK  İDRAK EDİYORUZ.
ATAM,  HER NEREDEN OLUMSUZLUKLAR GELSE DE, SENİN BİZE BIRAKTIĞIN, BAŞTA CUMHURİYET VE TÜM  EMANETLERİN  YOK OLMASINA MÜSADE ETMEYECEĞİMİZİ BİLMENİ İSTİYORUZ.
74 YIL OLDUĞU GİBİ, BUNDAN BÖYLE DE   CENNET MEKANINDA RAHAT UYUMANA DEVAM ET.
ALLAH  SANA GANİ GANİ RAHMET ETSİN.















 

5 Kasım 2012 Pazartesi

Y A Z S O N U




BİR YAZ DAHA BİTTİ

Burhan Bursalıoğlu

2012 Nisan'ında Bodrum'a gelirken, yaz aylarının verimli, üzüntüsüz, neşeli ve huzur içinde geçmesini dilemiştim. Çünkü geçmiş yazlarımda üzüntülü günlerimiz olmuştu. Çok yakın insanlarımızı kaybetmiştik. Onun için bu yaz böyle üzücü olaylarla karşı karşıya kalmamayı dilemiştim.

Dileğim bir olay hariç gerçekleşti diyebiliriz. Eylül ayında, Sivas Öğretmen Okulu mezunlarının 34 yıldır, 10 günlük beraberliğimiz, Kuşadası'nın Davutlar bölgesinde bir tatil köyü denen Egeriye Beach te 180 arkadaş buluştuk. Güzel geçmekte olan beraberliğimizin 7. günü, İzmir'de ikamet eden, hastalığı nedeniyle gruba bu sene katılmayam İsmail Gülamber'i, 8. gün, yine izmirde ikamet eden, O da hastalığı nedeniyle gelemeyen  arkadaşımız  Bedriye Sağlamer'i kaybettik. Onların üzüntüsünü yaşarken, 9. gün yönetici arkadaşımız Turgut Terzioğlu'nun aniden rahatsızlığı sonucu, onu da kaybettik. Bu kayıplar hepimizi bitirdi. İyi başlayan birlikteliğimiz kötü bitti. 
Bu olaylar 2012 yazının beni etkileyen, dileklerimin  bir kısmının yerine gelmeyen tarafıydı.
Bu elim ortamın dışında yaz aylarım iyi geçti. Dost, akraba,arkadaş ve çocuklarımın gelişleri beni çok mutlu etti, yaz aylarıma çeşni kattılar.
Bu arada 3 günlük Yunan Adalarına yaptığımız gezi de bu yazın başka bir özelliği idi.

Yaz bitti.Geri dönüş hazırlıklarımız da hemen hemen bitti. 7 Kasım'da yola çıkacağız. Aslında Bodrum bırakılacak gibi değil. Bugün 5 Kasım Pazartesi. Gökyüzünde bir nokta dahi bulut yok. Bakıyorum deniz de insanlar. Sahiller yine kalabalık. Her taraf yeşil ve rengarenk çiçekler. 16 Nisan'da Bodrum' geldik. O tarihten beri geçen haftaya kadar bir damla yağmur yağmadı. Geçen hafta bol, şiddetli , ama kısa süren  yağmurdan sonra, her taraf yeşillik oldu. Otlar  topraktan fışkırdı. Bahçemdeki narenciye ağaçlarımda çiçek açtı. Bir dalda çiçek,  aynı dalda  2012 nin meyvesi. Armut ağacını çiçek kapladı. Onda da  çiçek ve armut yan yana. Duta ne demeli. Haziranda meyvesini yediğimiz dutumuz Ağustos sonrası yaprakları sararıp döküldü. Yağmurdan sonra yeniden yaprak açtı ve meyve vermeye başladı. 15-20 gün sonra dutlar olgunlaşır kanısındayım.
İşte Bodrum böyle bir memleket. Burayı bırakıp gitmek olmaz, ama  öğrencilerimle, 18 Kasım günü  buluşmam  ve torunlarımla birlikte olmam için gitmem gerekiyor.
Umarım Allah sağlık verirse, kış aylarımız üzüntüsüz geçerse, seneye tekrar buraları görmek kısmet olur.

Sizlerin de kışlarınızın  mutlu geçmesi dileğiyle hoşca kalın.