29 Ekim 2017 Pazar

ULUSAL BAYRAMLARIMIZ





CUMHURİYETİMİZ

Burhan Bursalıoğlu

Bugün Cumhuriyet’imizin 94.  Yıldönümü.
Her ne kadar meydanlarda yapılan merasimlere engel de olunsa, bu Millet. geçmişine  ihanet etmeyeceği için, kutlamayı coşku ile yapacaktır.




600 yıllık monarşı yönetiminden Cumhuriyet yönetimine geçiş kolay bir iş değil. Üstelik, 
yurdun dört tarafı düşmen işgalinde olduğu bir ortamda.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, askeri öğrencilik döneminde kafasına koyduğu Cumhuriyet yönetimini, zamanı geldiğinde gerçekleştirmesini hedef olarak belirlemişti.

1919 da, önce yurttan düşmanların temizlenmesi gerektiğine inanan Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıkarak mücadeleyi başlattı.

Erzurum kongresinin toplanacağı  günlerde, kongre üyesi Mazhar Müfit Kansu’nun bir sorusu üzerine Mustafa Kemal  “ Şekli  hükümet Cumhuriyet olacaktır” cevabını vermişti.
Demek ki, Mustafa Kemal kurtuluş yolunun başlangıcında, kuracağı yönetiminin şekli Cumhuriyet olacağını saklamamıştır.
Kurtuluş savaşı zaferle neticelendikten 13 ay sonra, 23 Ağustos 1923 de Lozan antlaşmasının mecliste kabulünden 68 gün sonra, 28 Ekim 1923 günü akşamı, köşkteki yemeğe çağırdığı, İsmet paşa, Vasıf Çınar, Yunus Nadi Abalıoğlu, Mahmut Esat Bozkurt ve Mazhar Müfit Kansu Beylerle, 25 Ekim de istifa eden Hükümetin yerine yenisinin seçilememesi, seçilen kişilerin de görevi kabul etmemesi, dolayısı ile çıkan hükümet bunalımını tartışmaya başladılar.
Uzun tartışmalardan sonra, tüm orada bulunanların bekledikleri an geldi ve Mustafa kemal  “ Beyler , yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz” dedi. Hiç kimse şaşırmadı. Çünkü o anın ne zaman geleceğini merak ediyorlardı.  Gerçi bir gün önce Mustafa Kemal’le görüşen Avusturya haber ajansı Neue  Freie Presse  muhabirine “ Aleni olarak ilk defa size söylüyorum. Cumhuriyeti ilan edeceğiz” demecini öğrenmişlerdi.


O gece, davetliler gitmiş İsmet paşa ‘ İnönü ‘ kalmıştı.
Birlikte 5 saat çalışarak Anayasa’nın gerekli maddeleri değiştirilerek, “TÜRKİYE DEVLETİ CUMHURİYET’TİR.” “HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” esasları tespit edildi.
29 Ekim sabahı Meclis normal toplantısına başladı. Gündemdeki program ve sorular tartışıldı. Öğle oturumunda da aynı çalışmalar yapılarak akşama doğru oturuma ara verildi. Akşam 3. Kez oturum başladı. Meclis Başkanı İsmet Paşa “ Anayasa’nın bazı maddelerinin öncelikle görüşülmesi konusunda teklif bulunduğunu, öneriyi görüşmeye açacağını” belirtti.

Oylama sonunda madde tartışmaya açılarak , kısa süren görüşmelerden sonra, gece  hazırlanan “ TÜRKİYE DEVLETİ CUMHURİYETTİR” maddesi alkışlar arasında ve ayakta kabul edildi. Devamında Mustafa Kemal Cumhur başkanlığına seçildi.
Başta Ankara olmak üzere tüm illerde, geç olmasına rağmen gece, 101 top atışları ile Cumhuriyetimiz kutlandı.
“Cumhuriyet, halkın iradesini gözeten, demokratik bir ortamda, halkın kendi kendini yönetecek kişileri seçme ve seçilme özgürlüğüdür.
Kısacası; CUMHURİYET;   yurttaşlarına  özgürlük ve eşitlik sağlayan  halk yönetimidir.
Bu gün  Ülkemiz,  bir çok sorunlarla karşı karşıyadır. Her şeyden önce Atatürk İlke ve İnkılaplarından uzaklaşıyoruz. Tek tek bunları açıklamayı gereksiz görüyorum. Ancak, Ülkemin İnsanlarının huzur bulması, sıkıntı, üzüntü çekmemesi, insanca yaşaması için, bana göre, geçmişte yapılan bazı yanlışlıkların düzeltilmesini, yapılan iyi çalışmaların geliştirilmesini istiyorum.


Atatürk İlke ve İnkılaplarına yapılan tecavüzlerin durdurulmasını; Ulusal bayramlarımızın eskisi gibi coşku ile kutlanmasının sağlanmasını, 15 Temmuzun bayram olarak Ulusal bayramlara katılmasını; Ülkemizin savaş ortamından uzaklaştırılarak içte ve dışta barışın sağlanmasını; tüm askeri okulların yeniden tedrisata açılmasını; Feto belasından, şerrinden ve yapacağı zarardan    Ülkemizin uzak  tutulmasını; Milli Eğitimi nsil baştan yeniden, Hasan Ali Yüceller, Tonguçlar, Saffet Arıkanlar ruhuna uygun, modern ve çağdaş bilim ağırlıklı müfredatların oluşturulmasını; Yetiştirilip, sokaklara bırakılan, kadrosuz atamaları yapılamayan öğretmen ve Üniversite mezunlarına kadro açılarak, yaptıkları eğitimin karşılığını almalarının sağlanmasını; Basın özgürlüğünün tam sağlanarak , hapiste olan ne tahkikat geçiren basın mensuplarının özgürlüklerine kavuşturulmalarının sağlanmasını;
Ülkemizin solunumunu sağlayan orman tahribatının durdurulmasını, açılan alanların ağaçlandırılmasını; Zehir saçan santralların kaldırılmasını; Çiftçimizin sanayi bölgelerine akınının durdurularak, zıraatımızın ve hayvancılığın cazip hale getirilmesini; Bu güne dek  özelleştirilerek satılan Devlet fabrikalarının geri alınmasını; yapılacak olan yol, köprü, hava alanı, fabrika, sanayi tesisleri gibi ‘yap- işlet –devret ‘ ihalesinde şartların Ülke lehine olmasına  dikkat edilmesini; köy ve muhtarlıklara  dönüştürülen ilçe, kasaba, mezra ve belediyeli yerlerin eski statülerine kavuşturulmalarını; lüks içinde yaşamak için yapılan harcamalara son verilmesini; yerli malı kullanılmasını; vergilerin azaltılmasını; kömür ocaklarının denetilerek, şartlara uymayanların ruhsatlarının iptal edilmesini; çalışan tüm memur ve işçilerin, emeklilerin insanca yaşamlarını sürdürecek maddi koşullara kavuşmalarını sağlayan çalışmaların yapılmasını; Ohal’in kaldırılmasını, kararnamelerle yönetime son verilmesini, TBMM nin varlığının unutulmamasını: Avrupa Birliğine katılma inadımızın sürdürülmesini; Yunan’lılar tarafından işgal edilen 18 Ege adalarımızın geri alınmasının sağlanmasını; İmamlara verilen nikah kıyma izninin iptal edilmesini; yaz saatinin uygulanmasına son verilmesini; İthalatın azaltılmasını, ihracatın çoğaltılarak ekonomimize soluk aldırılmasını  istiyorum.
Kapalı yerlerde yasaklanan sigara içiminin yasaklanmasını onaylıyor, bu  yasağın başka alanlara da uygulanmasını bekliyorum.

CUMHURİYET’İMİZİN 94. YILI TÜM ULUSUMUZA   KUTLU VE MUTLU OLSUN.

BELLİ GÜNLER

ÖĞRETMENLER GÜNÜ Burhan Bursalıoğlu Bu gün 24 Kasım 2017 .0ğretmenler günü.  Ne yazık ki,  sokaklarda boş gezen  atanmamış öğret...