4 Ocak 2011 Salı

S A Ğ L I K


NE OLACAK HALİMİZ?
 Burhan  Bursalıoğlu

Ülkemizin birçok sorunu  oldoğunu söylemek yeni bir şey olmadığını herkes biliyor. Özellikle sağlık sorunlarımız, iyileştirme gerekirken, daha da kötüye gitmekte ve insanımızı tehdit etmektedir.
Kısaca bazılarını başlıklarla hatırlayalım.
 Devlet hastahanelerin araç  gereçten yoksun olması;  pıtrak gibi yerden biten, donanımlı özel hastahaneler; Devlet hastahanelerin adım atılmayacak kadar 

kalabalık oluşu; doktor yetersizliği; mevcüt doktorların da kısa zaman içinde çok hastaya bakma gibi  mecburiyetleri; ameliyat, emar, tomografi, ultrason, kalp elektrosu, anjiyo, balon, kalp pili takma işlemleri nin çoğu devlet hastahanelerinde yapılamaması, yapılamayan bu işlemlerin özel hastahanelerin de veya loboratuvarlarda yaptırılması, randövi olarakta en az 3 ay sonraya gün verilmesi, işlemlerin pahalı olması;  her hastahanede , her  hastalığın polikliniği  veya doktoru olmadığı için, hastanın, dama taşı gibi hastahaneden, hastahaneye  dolaştırılması;  Sağlık Bakanlığının ve SGK  özel hastahanelerle yaptıkları  kısıtlı anlaşmaların, hastalara cevap vermemesi; doktorlar için çıkarılan tam gün yasası problemi , hastaları canlarından bıktırıyor.
Ayrıca ilaç sorunu da cabası. Sık sık ilaçlara gelen zamlar, yok katkı payı, yok fark  ücreti,yok muayene katkısı.

Sağlık Bakanlığı ne yapar anlamam. Yaptığı herşeyi  yanlış yapıyor. Yapmaya da devam ediyor.  Bakanlığın işi özel hastahane açmak için “evet” mi demek? Her hastadan , adı ne olursa olsun, bir miktar  para mı tırtıklamaktır?  Onun görevi, vatandaşın sağlığı için ortam hazırlamak değil midir? Sağlıklı bir toplum oluşturmak görevi değil midir?  Yaşam süresini uzatmak  amaç değil midir?
Görevidir tabii.  Ama yaptığı ile yapacağı tamamen ters. Çare yerine çaresizliği uyguluyor. Sorunları çözme yerine yeni yeni sorunlar oluşturuyor.
 Şu ilaç işine bakalım. Sağlık Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurulları bir çok ilaçları SGK  üyelerine, kart sahiplerine, yani, memur, işçi, çalışan, emekli  ve   bunların bakmaya yükümlü oldukları kişilere  para ile  ilaç verilecek.

Şunu demek istiyorum,  antibiyotikten kalp ilaçlarına,  ağrı kesiciden tansiyon ilaçlarına, şeker hastalığından çocuk ilaçlarına kadarının tamamının  bedeli hasta tarafından ödenecek. Kısaca “karekodlu” ilaçları, SGK üyelerine vermiyor. Memur, işçi, emekli çok para alıyormuş gibi, ilacını da kendi alacak.  O ilaçların fiatları da el yakacak türden. Eczacılarda bu işten şikayetçi, Çünkü hastalarla karşı karşıya kalmaktalar. İlaç mı satacaklar, dert mi anlatacaklar?
Sağlık Bakanlığı tezi,  böyle devam ederse, yakında yeni yeni mezarlıklar açılması da sorun olacak.

TURİZM

YUNAN  ADALARI  - 4  - PİRE - ATİNA Burhan BURSALIOĞLU Sabah saat 06 da Pire limanına yanaştık. Gemimiz iskeleye yanaştığı için...