22 Haziran 2012 Cuma

G Ü N D E M





TERÖR  BELASI
Burhan Bursalıoğlu

Değerli Okuyucularım; inanın  müthiş şekilde  huzursuzum.
 78  yaşındayım. Bugüne dek hiçbir gün huzursuz  olmadım ve  endişelenmedim, kaygılanmadım, tedirgin olmadım.
2. Dünya savaşında, dört bir tarafımız , ateş, barut, ölüm saçarken dahi bugünkü kadar tedirgin olmamıştım.  Tedirginliğim, asla can korkusu değildir. Tedirginliğim; gençlerin çocukların ve gelecekte doğacak olanlar içindir. Tedirginliğim, Vatanım içindir. Tedirginliğim TC  Devletinin çul değiştireceğidir.
Tedirginliğim; bizi yönetenlerin işin vahametini  anlayamamış ve bundan sonrada anlayacaklarını zannetmediğim içindir. Zamanı manasız, boş uğraşlarla geçirmekte oluşları ve ipin ucunu kaçıracakları endişesi  taşıdığım için tedirginim.  Tedirginim  çünkü,  son yıllara kadar Dünya’nın en güçlü orduları arasında kabul edilen  Türk Silahlı Kuvvetlerinin, dış dünyada ,  gücünün kaybolduğu hissini uyandırması ve  Ulusumuz nezdinde  de  güvenirliğini kaybetmiş olması tedirginliğidir. Özellikle komuta kademesinde bulunanların,  geleceği görememe tedirginliğidir. Tedirginim, çünkü: Türkiye Cumhuriyetinin, kuruluş ve gelişimini sağlayan tüm olguların yok edilme  endişesidir.
Atatürk’ün   Ulusumuza, ordumuza ve dünyaya haykırdığı :  Hattı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır,  O satıh bütün  vatandır.”  Veciz sözünün  tersi olacağı kaygısıdır. Anadolu’nun parçalanacağı kaygısıdır.

Sevgili Dostlarım, 5  yıl önce Hakkari, Yüksekova’nın Dağlıca bölgesindeki Yeşiltaş karakoluna saldıran PKK lılar, bu kez de aynı  karakola saldırarak 8 gencecik  askerimizi  şehit  ettiler. 11  askerimiz de yaralandı, bunların  ikisinin durumu da kritik.
Aynı bölge, aynı yer, stratejik önemi olan  buranın daha emniyetli şekilde korunması Komutanların aklına gelmedi mi? Geldiyse, yeteri kadar  önlem alınmadı mı? Genel Kurmay Başkanlığı , her ne kadar açıklamalarıyla  masum olduklarını  söylese de,  bu işte büyük bir kusur un  olduğu, ileride daha vahim olayların olabileceği  tedirginliği içindeyim.
Siyasetçilerimiz, bizi idare etmeye çalışıp, bu işi beceremeyenler bakın  neler söylüyorlar.
Sayın Bülent Arınç: “PKK li teröristlerin silahları vardı ve sayıları fazlaydı.”  Ağlar mısın, güler misin? Teröristler galiba ellerinde çiçeklerle  karakola baskın mı yapmalıydı?

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu:   PKK  koşulsuz silah bırakmalı Onlarda, bu emre uydular.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş “ PKK   Her türlü  silahlı faaliyetlerine son versin,  hükümet’de operasyonlarını durdursun” Demirtaş’ın silahları susturacak kadar gücü yok mu?

Sayın Devlet Bahçeli de “….biz bedeli ne olursa olsun,  üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye varız ve kararlıyız.” Onun için mi bu konudaki toplantılara katılmıyor çay bile içmiyorsun?

Sayın Başbakan Amerika’dan sesleniyor. “ Terörle mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Er veya geç bu işi başaracağız” Daha ne kadar, binlerce daha şehit verdikten sonra mı?  12 yıldır iktidardasın .  Sıfır terörle aldığın hükümetin yanlış politıkaları nedeniyle  bugünkü duruma gelindi.

Uzaktan  davulun sesi hoş gelmiyor, içimizi acıtıyor. Yetkili ağızlar kürsülerde ahkam kesiyorlar.  Ne yapıyorlar? Hiç bir şey. Evet hiç bir şey yapmıyorlar. Sadece konuşuyorlar. Konuştukça şehit veriyoruz.  Bari susun. Susun da  bir şeyler üretin,  girişimlerde bulunun,  bu milletin taktirini alın. Oturmakla, konuşmakla, terörün biteceğini mi zannediyorsunuz. ?
Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet, ailelerine de sabır diliyorum.


TURİZM

YUNAN  ADALARI  - 4  - PİRE - ATİNA Burhan BURSALIOĞLU Sabah saat 06 da Pire limanına yanaştık. Gemimiz iskeleye yanaştığı için...