21 Mayıs 2011 Cumartesi

GÜNCEL.

BAYRAM


ARDINDAN  ÇEŞİTLEMELER

 Burhan Bursalıoğlu

19 Mayıs ATATÜRK’ü  ANMA  GENÇLİK VE SPOR  BAYRAMI  bitti. Bu bayram sonrasında  gözümüze ilişenler, öyle zannediyorum ki uzun zaman  tartışmaya neden olacaktır.


PROTOKOLDEKİ  KADIN

TRT televizyonu 19 Mayıs sabahı Ankara’daki Anıt Kabirden yapılan töreni naklen veriyordu. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere protokole dahil zevat, aslanlı yoldan  Anıt Kabre doğru yürüyüşünü izliyordum. Oda ne?  Cumhurbaşkanı’nın sırasında, bir bayan, üstünde beyaz bir pardösü, altında koyu renkte bir pantolon. Kim olduğunu bilemedim. Cuımhurbaşkanı’nın koruması olabilir, danışmanı olabilir, bilmiyorum , çok yakındı. Defterin yazılışında da Cumhurbaşkanının yanında poz veriyordu.  Bu bayanın kıyafetini beğenmedim. Böyle bir bayramda, Cumhurbaşkanı ve Devletin en üst kademelerinde bulunan insanların yanında, üstelik, Atatürk’ün huzuruna çıkarken, bir bayanın pardösü ve pantolonla bulunmasını doğrusu yadırgadım ve hoş karşılamadım.  Ayıpladım.


GÖSTERİLERDEKİ  ÖĞRENCİLERİN  KIYAFETLERİ

Televizyonların naklen verdikleri gösterilerde, geçmiş yılların 19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramlarını  dört gözle aradık. Nerde o coşku, o heyecan, o kalabalık? Bunların hiçbirini göremedim. Bol,bol folklor gösterileri vardı. Kıyafetler bir felaketti. Ankara’daki gösterilere çıkan kızların kıyafetleri  hiçte bu bayramın karakterine uygun değildi. Yerlere kadar sürünen  elbise , içinde yine uzun bir şey, onun da altında şalvara benzer bir giysi.. Diğer illerdeki gösterilere katılan kızların kıyafetleri de hemen , hemen aynı idi. 
Bir başka gösteri grubunda, kız ve erkek  şortları diz altı olup aynı kıyafet giydirilmişti. Erkek mi, kız mi oldukları fark edilmiyordu.
Hiç çiçek olmayan çelenkler
AKP nin boyası dökülmüş çelengi

ÇELENKLER

Hatırladığım  kadarıyla, 1995  yılına kadar  geçen süre içinde, benim çocukluğum, gençliğim ve çalıştığım zamanlar içinde bayramları büyük heyecanla bekler, gösterileri en iyi şekilde yapabilmek, hiç falso yapmamak için   uzun zaman  çalışırdık.
Ayrıca, her okul ve kuruluş bayram çelenkleri hazırlardı. Çelenklerimizi en güzel çiçeklerden hazırlanması için  çocuklardan, çiçekçilerden, velilerden, çalışanlardan ister, gelenlerin iyilerinden çelengimizi yapar, gerekli büste korduk.  Çiçek bulamadığımız zamanlarda, çelengimizi çiçekçiye yaptırırdık. Büstün manevi değerine uygun olarak en iyi çelengi yapardık.
Bugün Turgutreis’e indim. Atatürk’ün heykelinin bulunduğu meydandan geçerken, heykelin etrafındaki çelenkleri gördüm. Yaklaştım, yaklaştıkça üzüntüm arttı. Turgutreis’teki tüm kuruluşların  sözüm ona çelengi vardı. Çelenk demek için  kafayı yemek lazım. Kuruluşun amblemini taşıyan, 3 ayaklı sehpa. Allah için , bir tek çiçek göremedim. İlaçlık olacak deseler de bir adet papatya taşıyan bir  çelenk bulamadım. Bu gösteriş,günah savma görevleri yerine getiren  sözüm ona çelenk temsilcilerine dikkatlice de bakınca bazılarındaki boyaların dökülmüş olmaları, yazıların silinmiş olmaları hiç mi dikkat çekmedi? Hiç mi kontrol edilmedi? Demek ki, bayram bitiyor, bu araçlar alınıp depolara atılıyor, yeni bayram gelince depodan çıkarılıyor ve heykelin önüne bırakılıyor.
Hükümet her konu için kısa zamanlar içinde istediği şekilde yasa çıkarabiliyor.  Bayramların manevi değerleri için, bayram törenleri, törenlerde yapılacaklar, konuşacak olanlar, konuşma konuları, büst ve heykel karşısındaki davranış,saygı, konacak çelenklerin  çiçeklerle yapılmalarının şart olduğunu  kapsayan  maddelerden oluşan “BAYRAMLAR VE TÖRENLER” adlı yasa veya, kanun hükmündeki kararname, en azından bir yönetmelik  yayınlayabilir. Hiç olmazsa çirkin  görüntüler görünmez olur.

 AFİŞ

 Turgutreis'deki afiş panolarında Başbakan'ın çeşitli yaptıkları işleri duyuran afişleri asılmıştı. Bunlartdan bir tanesi dikkatimi çekti. Afişteki bir adam, "BİRÇOK ÜLKEYE VİZESİZ GİDİYORUM " altında da  "47  ÜLKE İLE VİZELERİ KALDIRDIK" diyordu. 
47 ülke ile vize anlaşması yapıldığını, vizenin kaldırıldığını bu afişten öğrendim. Düşündüm, AKP ye oy veren Anadolu'nun kent ve köylerinden kaç kişi bu ülkelere gidebiliyor? Bu Ülkelere gidebilecek imkanları var mı acaba?  Vizenin kaldırılmasına sevinen ensesi kalın olanlardır. Onlar, vize kalksada, kalkmasa da zaten gidiyorlar. Değişen birşey yok. 
Vizenin kaldırıldığı ülke halkı , ülkemize gelebiliyorlarsa onların bırakacağı dövizden faydalanabiliriz okadar.



Birçok yolda açılan kanallardan biri.  

YOLLAR

Birkaç gün önce, blog umda BODRUM’dan MERHABA adlı yazımda, Bodrum yollarının yeniden yapılmakta olduğunu, trafiğin felç olduğunu yazmıştım.
Bodrum’un içindeki yollar tamamlandı. Çevre düzenlemeleri yapılıyor.  Kaldırımlar genişledi, oto yolları daralarak iki arabanın  y7anyana gelmesi, birbirlerini geçişleri mümkün olmuyor.  Bodrum- Turgutreis ana yolunun  genişlemiş haliyle bazı bölgeler tamamlandı, bazı bölgelerde onarım devam etmektedir. Bu ana yollar bittiğinde Bodrum trafiğinin rahatlayacağını tahmin ediyorum.
Bodrun ana caddesinin yeni görünüşü

Tali yollarda, sadece künk borularla  kanalların açılması çalışmaları yapılmaktadır. Site içi yollar berbat. Henüz bir çalışma yok.
Yolların bozuk olması nedeniyle Bodrum’a gelmek istemeyenler kararlarından vazgeçsin. Buranın havası, tabiat güzelliği  her şeye değer. Varsın yollar bozuk olsun. Elbet bir gün onlar da yapılır.
Geniş kaldırım

19 Mayıs 2011 Perşembe

BAYRAMLARIMIZ



ATATÜRK'Ü ANMA ,  GENÇLİK  VE SPOR BAYRAMI OLAN 19 MAYIS'IN 92. YIL DÖNÜMÜ  TÜM ULUSUMUZA MUTLULUK, HUZUR, KORKUSUZ GELECEK GETİRMESİNİ DİLERİM.


Burhan Buırsalıoğlu

NOT.Bugünkü Anıtkabir törenlerine katılan heyette, Cumhurbaşkanı'nın yanında, ön safta yürüyen, bayanın giydiği kıyafeti protesto ediyorum.

18 Mayıs 2011 Çarşamba

YARIŞMA


SERVİVOR

Burhan  Bursalıoğlu
Acun Ilıca’nın sunduğu Survivor yarışmasının kime ne faydası olduğunu bir türlü anlamış değilim. Hiç kimseyi ilgilendirmeyen, ancak, oradaki yokluk, ilkel yaşamı merak ettikleri için oldukça da  reyting yapıyor.

İlkel bir yaşam, entrikalar, hakaretler, kıskançlıklar, çekememezlik, bencil davranışlar, öğünmeler, saman altından su yürütmeler, ayrımcılık ve düşmanlıkların hepsi mevcut.. Arada bir kısa süren sevinçler ve mutluluklar da  yok değil.

Göz yaşının eksik olmadığı yarışma, Türkiye’de yer yokmuş gibi ta  Dominik Cumhuriyetinde  düzenlemek de ayrı bir  konu.
Coca Cola nın sponsorluğunu yaptığı  survivor  oldukça da masraflı bir yarışma. 

  Bu masrafları sadece coca cola karşılamıyor.  Halkımızın katkıları da yabana atılır değil. Her hafta seyircilerin ödediği mesaj ücretleri de oldukça yüksek meblağ oluşturmaktadır. Bu paralar da Dominik Cumhuriyetine akmaktadır.

Bu yarışmayı saçma bulmama rağmen, insanların gerçek karakterlerini  görmek bakımından  yararlı oluyor.

Örneğin, Nihat’ın bilgiçlik taslaması,, herkesi küçük görmesi,, saçma sapan , her seferinde tekrarladığı sözde felsefi lafları, öğünmesi, kızlara karşı düşmanca tavırları, güçlünün yanında olabilmesini sağlamak için, kendisinin dahi inanmadığı  övgü dolu lafları.kendisine yakışmayan davranışlar.

Taner ise çok değişik bir yapıya sahip. Her canlıyı rahatlıkla yiyebiliyor.  Maymun gibi ağaçlara tırmanıyor, emir vermesini seven, kızlara iş yaptırmaktan zevk alan, çalışkan, ortama göre hedef değiştiren  bir kişiliğe sahip.

Önce ÜNLÜLER ve GÖNÜLLÜLER diye iki grup , daha sonra, azaldıkları için birleştirildiler. 

Elemelerden sonra, Taner, Nihat ve Tefik, kızlar, Paskal ve  Derya’ya karşı cephe aldılar. Nihat’ın tüm amacı Paskal’ı, Asena’yı ve  Derya’yı elemek, aslan payına konmak.
Paskal’ı  tahrik ederek çıkardığı kavga sonunda Paskal diskalifiye oldu. Aslında Paskal’la birlikte Nihat’ın da gitmesi lazımdı.  O da en az Paskal kadar suçluydu. Adada huzuru bozan tek şahıs Nihat’tı. Hala da öyle.
Son haftada Tefik’le  Asena elenmeye namzet iki kişi idiler. Seyirci, gönderdikleri oylarla Asena elendi.  Tefik kalmıştı. Sonuçlar açıklandığında Nihat’ın sevinç gösterisi, yumruk şovu, Tefik’e sarılışı görülmeye değerdi. Neden? Asena elendiği için. Çünkü Nihat Asena’dan korkuyordu. Halbuki Nıhat her lafında,  “Korkaklar kahraman olamaz,” ı hatırlatırdı.

Taner,Tefik ve Nihat üçlü ittifak yapmışlar, diğer tarafta  Derya ve 3 güçsüz kız var.
Seyirciler Asena’yı nasıl elediler anlayamadım.  Dengeleri bozdular.  Derya ‘yı 3 güçlü erkekle mücadele etme mecburiyetine bıraktılar. Bana göre biraz haksızlık yapıldı. Asena kızların en güçlüsüydü. Aslında Asena kazdığı kuyuya kendi düştü. Seyirciye güvenmişti. Ama seyircinin oyları Asena’nın elenmesini  gerçekleştirdi. Asena Tefik’i elemek için rakip olarak seçmişti.. Ama olmadı. Nihat’ın havalara sıçramasını, yumruk şov yapmasını sağladı.

Ben bu yarışmanın sonucunu tahmin edebiliyorum..Güçsüz olan kızlar elenecek. Derya gücü ile dokunulmazlığı vermezse, biri derya olmak üzere Tefik ve Nihat’la  birlikte finale kalırlar.
Acun kazanır.

UNUTULMAYACAK GÜNLERİMİZDEN

ATAMIZIN 79. ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ Burhan Bursalıoğlu Büyük kurtarıcı ve Cumhuriyetimizin kurucusu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK sağl...