17 Eylül 2012 Pazartesi

EĞİTİM



SORUNLARIYLA GELEN ÖĞRETİM YILI
Burhan Bursalıoğlu

Sevgili okuyucularım. Bugün tüm  yurdun dört bucağında  okulların açıldığı gündür.
 Bu öğretim yılı öyle bir şekilde açıldı ki, bütün sorunlarını da yanında taşıdı. Başta öğretmenler ne yapacaklarını bilmiyor. Veliler kuşku içinde.Okul binaları yetersiz ve sınıflar 60-70  kişilik. Birçok okul binaların tamiratları bitmemiş. Araç gereç eksik veya yok. 60 -66 aylık çocuklara göre lavabolar hazırlanmış değil. Bu çocuklar için öğretmen  seminerleri yapılmadı. Açıkta olan öğretmenlerin geleceği belli değil. Okul idarecileri şaşkın. Ders kitapları tümden değişti ve maalesef Atatürk ve inkilaplar müfredattan kaldırıldı. Atatürk ve silah arkadaşları unutturulmak  için gereken her şey yapılıyor. Seçmeli derslerden  üçü hariç  gerisi göz boyama. Seçmeli derslerden "Hazreti Muhammet'in Hayatı, Kuran ve arapçanın dışındakilerin öğretmenleri yok, dershane yok  seçen öğrenci yok "  ALDATMACASIYLA VELİLER  İLK 3 DERSİN SEÇİMİNE ZORLANMAKTADIR.
EĞİTİMDE BİR KAOSTUR BAŞLADI VE BUNUN NASIL, NE ZAMAN BİTECEĞİ DE BELLİ DEĞİL.
Şu ana kadar 600 ün üzerinde ortaokul İmam hatip okuluna çevrildi.  Yukarıda anlattığım aldatmaca sonunda Ülkemizde  galiba sivil ortaokul ve lise kalmayacaktır.
Bu blokta, bundan böyle Milli Eğitimle ( Eğitimin Millisi kalmadı. Galiba, Ömer Dinçer Eğitimi demek daha isabetli olur)  ilgili gelişmeler zaman içinde, düşüncelerini beyan eden yazar ve düşünürlere yer vereceğim.
Bu gün Sözcü Gazetesinin  yazarlarından  Saygı Öztürk'ün eğitimle ilgili yazısını koyuyorum.
Bu öğretim yılı, öğrencilerimize başarılı geçmesini, öğretmen ve idarecilerimize sabırlar diliyor ve velilerimize de oyuna gelmemelerini  tavsiye ediyorum.


 Haktan, hukuktan söz edenlere bak

Saygı Öztürk

Mil­li Eği­tim Ba­kan­lı­ğı, han­gi ya­sa­da, yö­net­me­lik­te de­ği­şik­lik yap­sa, bu du­rum “re­form” di­ye ya­zı­lı­yor. Da­ha ön­ce de be­lirt­ti­ği­miz gi­bi bir­çok ko­nu­da ba­ka­na yan­lış bil­gi ve­ri­li­yor, ba­kan bun­la­rı doğ­ru bil­giy­miş gi­bi ak­ta­rı­yor. An­la­tı­lan­la­ra eği- ­tim­ci­ler inan­mı­yor, çün­kü işin as­lı­nı bi­li­yorlar.

Ye­ni öğ­re­tim yı­lı­na gi­ri­lir­ken okul­la­ra ders ki­tap­la­rı gön­de­ril­di. 5. sı­nıf di­ye bir sı­nıf ol­ma­ma­sı­na rağ­men mil­yon­lar­ca adet 5. sı­nıf ki­ta­bı okul­la­ra ulaş­tı­rıl­dı. İl­ko­kul bi­rin­ci sı­nıf­la­rın, or­ta­okul 1. sı­nıf­la­rın ders prog­ra­mı de­ğiş­ti­ril­di. Üç ay oyun­la ge­çe­cek. An­cak prog­ram bu­na gö­re de­ğil. Ma­dem okut­ma­ya­cak­sı­nız, ki­ta­bı ni­çin ona gö­re bas­tır­mı­yor, dev­le­ti tril­yon­lar­ca li­ra za­ra­ra uğ­ra­tı­yor­su­nuz?

He­def, AK­P’­li ol­ma­yan­lar…
Ta­lim ve Ter­bi­ye Ku­ru­lu­’nun, ona­yın­dan ge­çen ders ki­ta­bı 5 öğ­re­tim yı­lı oku­tu­lu­yor, bu ki­tap­lar da ya­yın­cı­la­rı­na bü­yük pa­ra­lar ka­zan­dı­rı­yor. İş­te bu yüz­den­dir ki, ders ki­tap­la­rı­nın se­çi­mi son de­re­ce önem­li. Ki­tap se­çi­miy­le il­gi­li id­di­alar da gün­dem­den hiç düş­mez.
Ki­tap in­ce­le­me mer­ke­zin­de 100’ün üze­rin­de öğ­ret­men gö­rev ya­par. Bun­lar ara­sın­da bir­kaç yan­lış ya­pan çı­kı­yor ama ken­di­le­ri­ni eği­ti­me ada­mış, gö­rev­le­ri­ni hak­kıy­la ye­ri­ne ge­ti­ren­ler ço­ğun­luk­ta­dır. Önem­li bir bö­lü­mü­nün, AKP yan­lı­sı öğ­ret­men sen­di­ka­sı­nın üye­si ol­ma­ma­sı Ba­kan­lık için so­run ya­ra­tı­yor. Ba­kan­lık, on­la­rı gön­de­ri­yor, öğ­ret­men­ler mah­ke­me ka­ra­rıy­la dö­nü­yor.

Bu kö­şe­nin okur­la­rı­na, Mil­li Eği­tim Ba­kan­lı­ğı Ders Ki­tap­la­rı ve Eği­tim Araç­la­rı Yö­net­me­li­ği­’nin de­ğiş­ti­ri­le­ce­ği­ni, ki­tap in­ce­le­me­si­nin TÜ­Bİ­TA­K’­a dev­re­dil­mek is­ten­di­ği­ni be­lirt­miş, asıl ama­cın ora­da­ki öğ­ret­men­le­ri gön­der­mek ol­du­ğu­nu da ek­le­miş­tim. Mil­li Eği­tim Ba­kan­lı­ğı­’nın bu öne­ri­si­ni, TÜ­Bİ­TAK hak­lı ge­rek­çe­ler­le ka­bul et­me­di. O za­man, Mil­li Eği­tim Ba­kan­lı­ğı ye­ni ara­yı­şa gir­di. Öy­le bir dü­zen­le­me yap­ma­lıy­dı ki, bu mer­kez­de gö­rev­li öğ­ret­men­ler da­ğı­tıl­ma­lı, ken­di­le­ri­ne ya­kın olan­lar da sı­na­va bi­le gir­me­den yük­sel­til­me­liy­di.

Başkanlığa, AK­P’­den ge­ti­ril­di
Mil­li Eği­tim Ba­kan­lı­ğı yö­net­me­li­ği de­ğiş­tir­di. Ders ki­tap­la­rı­nı in­ce­le­yen ko­mis­yon adı git­ti ye­ri­ni “pa­nel” al­dı. Ko­mis­yon üye­si­nin adı da “pa­ne­list” ol­du. De­ği­şik­li­ğe gö­re, Ta­lim ve Ter­bi­ye Ku­ru­lu Baş­kan­lı­ğı­’n­da bir ve­ri ta­ba­nı oluş­tu­ru­la­cak, Tür­ki­ye ge­ne­lin­de dok­to­ra­sı­nı yap­mış olan­lar­dan 5, öğ­ret­men­ler­den 10 yıl hiz­me­ti olan­la­rın ve­ri ta­ba­nın­dan baş­vu­ru­la­rı alı­na­cak. İh­ti­yaç öl­çü­sün­de öğ­ret­men­ler bir ha­vuz­da top­la­na­cak.

Grup Baş­kan­lı­ğı­’na, AKP Ge­nel Mer­ke­zi­’ n­den gön­de­ri­len Ze­ke­ri­ya Er­be­yi 2008’de getirildi. O gö­re­vi­ni sür­dür­me­ye de­vam ede­cek. Er­be­yi, ve­ri ta­ba­nın­da­ki pa­ne­list­le­rin de­ğer­len­dir­me­si­ni, se­çi­mi­ni, ko­or­di­nas­yo­nu­nu ya­pa­cak.

Baş­vu­ru ya­pı­la­cak ki­tap­lar, 6-8 pa­ne­lis­te elek­tro­nik or­tam­da gön­de­ri­le­cek. On­lar ay­rı ay­rı in­ce­le­ye­cek, ra­por­la­rı­nı ya­za­cak (bu­nun için sü­re ko­nul­ma­sı da unu­tul­muş), Ta­lim ve Ter­bi­ye Baş­kan­lı­ğı­’na gön­de­re­cek. Da­ha son­ra pa­ne­list­ler An­ka­ra­’ya çağ­rı­la­cak, ra­por­la­rı din­le­ne­cek. Pa­ne­list­ler gö­rüş bir­li­ği­ne va­ra­bi­lir­se, ra­por ha­zır­la­nıp ki­tap Ta­lim ve Ter­bi­ye Ku­ru­lu­’na su­nu­la­cak.

Her ders­le il­gi­li in­ce­le­me kri­te­ri be­lir­len­miş. 3 ço­ki­yi, 2 iyi, sı­fır ise “i­yi de­ğil”­miş. Hiçbir sistemde, sı­fı­rı “i­yi de­ğil” di­ye de­ğer­len­di­ren bir kriter var mı aca­ba?

Bu­na “Yan­lı­lık be­ya­nı” de­nir
Pa­ne­list­ler­den “yan­sız” dav­ra­na­cak­la­rı­na da­ir bi­rer be­yan alı­na­cak­mış. Yan­sız dav­ra­na­ca­ğı­nı be­yan et­me­si de­mek, yan­lı ol­du­ğu­nu or­ta­ya ko­yar. Böy­le bir yö­net­me­lik olur mu? Öğ­ret­men­le­rin gö­rev­len­dir­me­le­riy­le, ne za­man oku­ya­cak­la­rı, han­gi dö­nem­ler­de An­ka­ra­’ya çağ­rı­la­cak­la­rı da da­hil hiç­bir ay­rın­tı yok.

Bu­gün ya­kın­ma ko­nu­su olan “kir­li iliş­ki­ler” bu kez Ba­kan­lık bi­na­sın­dan çı­kıp bü­tün il ve il­çe­ler­de­ki öğ­ret­men­le­re, okul­la­ra ya­yı­la­cak. Ya­yı­nev­le­ri, ki­tap­la­rı­na yük­sek pu­an ver­me­si için bu kez “pa­ne­list” pe­şin­de ko­şa­cak. Üs­te­lik, bu dü­zen­le­me, ka­li­te­yi ar­tır­mı­yor, kir­li iliş­ki­le­ri de or­ta­dan kal­dır­mı­yor. Kal­dır­ma­dı­ğı gi­bi da­ha da ge­niş­le­ti­yor.

Mil­li Eği­tim Ba­ka­nı Ömer Din­çer, gö­rev­len­dir­me­le­ri ip­tal et­ti. Bu du­rum­da olan­la­rın gel­dik­le­ri oku­la gön­de­ril­me­le­ri ge­re­ki­yor. An­cak, dev­re­ye ba­kan­lar gir­di. Kur­ta­rıl­mak is­te­ne­ni kur­tar­mak, gön­de­ril­mek is­te­ne­ni de gön­der­mek için ba­kın ne­ler ya­pıl­dı:

Mer­kez Teş­ki­la­tın­da Gö­rev­de Yük­selt­me Yö­net­me­li­ği­’ne gö­re, “e­ği­tim uz­ma­nı” ola­bil­mek için sı­na­va gir­me, sı­nav­da bel­li bir pu­an al­ma şar­tı var­dı. Din­çer, 8 Ey­lü­l’­de yö­net­me­li­ği de­ğiş­tir­di. Öğ­ret­men­le­rin eği­tim uz­ma­nı ola­bil­me­si için sı­na­va gir­me ve bel­li pu­an al­ma şar­tı­nı kal­dır­dı. Ta­lim Ter­bi­ye Ku­ru­lu­’n­da, ge­nel mü­dür­lük­ler­de gö­rev­li öğ­ret­men­le­rin baş­vu­ru­la­rı alı­na­cak, bun­lar sı­na­va gir­me­den “e­ği­tim uz­ma­nı” ola­rak ça­lış­tı­rı­la­cak. Di­ğer­le­ri­ne ise “o­ku­lu­nu­za marş marş” de­ni­le­cek.

Son­ra hak­tan, hu­kuk­tan, ada­let­ten söz ede­cek­si­niz. Sev­sin­ler si­zi…
----


UNUTULMAYACAK GÜNLERİMİZDEN

ATAMIZIN 79. ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ Burhan Bursalıoğlu Büyük kurtarıcı ve Cumhuriyetimizin kurucusu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK sağl...