16 Ağustos 2011 Salı

YAŞAM

                                                                S O M A L İ


Burhan Buırsalıoğlu

Uzun bir süredir Hint Okyanusunda,  Omman Denizinde Somali korsanlarının yük gemilerini zaptettikleri, onlardan haraç aldıkları,  denizlerde  can güvenliğinin kalmadığı haberleriyle  çalkalandı durdu. Bizim de birkaç gemimiz korsanların eline geçti. Hatta Deniz Kuvvetlerimiz  bu sulara inerek  Somali korsanlarına engel olmaya çalıştılar.

Son haftalarda, gazetelerde, internette ., televizyonlarda Somali halkının, çocukların  açlıktan   öldükleri, boy boy resimlerle önümüze getirildi.
 Hakikaten çocukların ve Somali halkının içler acısı durumlarını görünce etkilenmemek  mümkün değil. Bugünkü Dünyamızda, tüm ulusların, yedikleri ve içtikleri kadarının da atıldığı bir ortamda, aclıktan ölen binlerce insanın var olduğunu görmek insanlık ayıbıdır. İnanın insanlığımızdan utanıyorum.

Karşılarında, Dünya'nın petrollerine sahip Suidiler bunları hiç mi görmüyor?  Aynı dinden olan bu insanlara yardım edimesi gherektiğini dinimiz söylemiyor mu? 
Ekonomide Dünya'ya kafa tutan  "benim" diyen diğer devletler nerede? 

Dünya'nın 7 milyar olan nüfusu, 8 ,5  milyon nüfusun gıdasını sağlayamaz mı? Her ne kadar, Birleşmiş Milletlere bağlı, Gıda ve Tarım Örgütü  (FAO ) 800 milyon insanın yetersiz beslendiğini söylüyorsa da, Somali gibi ölüm oranlarının korkulacak düzeylerde olmadığı bir gerçek. FAO vitrinlik bir örgüt müdür? Somali'ye elini neden uzatmıyor? Neden uazatılması için girişimlerde bulunmuyor?
Bizim ülkemizde de beslenmenin istenilen seviyede  olmadığını  resmi verilerden  biliyoruz. Ama aclıktan öleni henüz duymadık.Buna karşı tüm Ulusca seferber olduk, Somali'lerin imdadına yetişmeye çalışıyoruz.

Başbakan'ımız  bile Somali'yi ziyaret ederek, bizzat gözleriyle, yerinde görmek için didiş hazırlığı yapmaktadır.
Somali, Cumhuriyet olup   başkanlık sistemiyle idare ediliyor. Afrika'nın doğusunda, Hint Okyanusunda geniş sınırı olan, 637 657 km. kare genişliğinde, 8.5 milyon nüfusludur. Topraklarının sadece  %2 sinin , güneyde  iki ırmağın   suladığı  tarıma elverişli olduğu, onun da ekilmediği bir ülke dir Somali.

Somali halkı, 1950 den itibarten İtalya'nların boyunduruğunda  iken, 1960 da bağımsızlığını kazanarak Cumhuriyet ilan etti. 1991 de ülke iç savaş neticesinde tam bir yıkıma uğradı.  Büyük bir  açlık başladı. Kuzeydeki ayrılıkçı unsuırlar Somaliland Bağımsız Cumhuriyeti ilan ettiler. Somali'de 2000 den itibaren de, aşiretlerin birtbirine olan düşmanlıkları nedeniyle bir türlü birlik,huzur ve istkrar sağlanamıyor. Bu sebeple de birçok insan yurt dışına gitmek, yaşamlarını oralarda sürdürmek istemektedirler. özellikle güneyde bulunan insanlar teknelerle, petyrol zengini  emirliklerde ve  Suidi Arabistana gidip çalışmak istemektedirler. Ama üç kağıtçı tekne sahipleri 50 dolar karşılığında, eski,dökük teknelerine insanları tıkış tıkış doldurarak, Yemen açıklarında bu insanları denize atmaktadırlar.

Diğer taraftan korsanlık yapan korsanlara karşı da hükümetleri herhangi bir yaptırımda bulunmamaktadır. Bu korsanların hükümetlerine vergi veya ganimetten pay şeklinde,  resmi veya gayrı resmi avanta verdikleri olasıdır.
Kişi başı Milli geliri 200 dolar  cıvarında olan halkın yaşam süresi, erkekler de 46, kadınlarda 48 yıldır.
Yaşam uğruna kendi içinden vurulan , ezilen açlığa mahküm edilen Somali Halkı için toplanan yardımlar, umarım gerçek ihtiyaç sahiplerine gider.

Yardımlar bir yere kadar  nefes aldırır. Sonrası?  Önemli olan ,o insanların geçimlerini sağlayan ortamlar hazırlamaktır. Huzur içinde çalışmalarını, aileleri geçindirme  imkanları  yaratma, medeni insanlar arasında medenileşme çabası göstermeyi sağlama, insanlığın görevidir. Bunlar sağlanmadıkça, gönderilen yardımların hiç bir faydası olmayacağına inanmaktayım.