25 Nisan 2013 Perşembe

MİLLİ SEMBOLLERİMİZ



SÖNÜK VE BAYRAKSIZ BİR BAYRAM


Burhan Bursalıoğlu




23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 93. yıldönümü kutladık. Eski  bayramlara göre çok sönük ve angarya imiş gibi zoraki yapılan ufak tefek merasimlerle geçiştirildi. Elbette bunun sebebi Halk değil. Hata uygulamada. Kutlamaları askariye indirme baskısı. Kutlama alanlarının kısıtlanması. Programların kısa tutulması  Bayramın mana ve anlamını kaybetmesine neden olmaktadır.
 Bu böyle gider mi? Yani Milli Bayramlarımız, kutlanamaz olur mu? Belleklerimizden silinebilir mi? Yeni yetişen  nesil, 23  Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim Ulusal Bayramlarımızdan haberleri  olur mu? Bilmiyoruz. İlerki günlein ne getireceği karanlık bir dehliz gibi. Aydınlık görülecek mi, yoksa boşuna ışık mı aranacak? Eğer bu Ulus geçmişine inanmışsa, bu Devletin hangi şartlarla kazanıldığı bilincini  kaybetmemişse, bayramlarda unutulmaz, Bayraklar da yerlerde sürünmez.
Bayraklar deyince aklıma, 23 Nisan'ın 93 kutlama gününde, mahalle, sokak ,çarşı ve iş sahalarında bulunan görkemli binalara asılması gereken bayraklardan eser olmadığını üzülerek gördüm.
Arif Nihat Asya'nın:

"Kızkardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü.
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım."
derken  bu günleri hayal edebildimi, aklına geldi mi acaba?




Bayrak bir ulusun yaşam sembolüdur. Bayraktan nefret edilebilinir mi? Bayrağın cama, balkona  asılması suç olabilir mi?Bayrağa düşmanca davranılabilir mi? Yerlerde süründürülür mü? Bu nasıl bir zihniyettir? Bu kin ve korku nedendir? 
Daha bir kaç yıl önceleri, gökdelenler, mahalleler, iş yerleri, vapurlar,  sokaklar, çarşılar bayrak asma yarışına girerlerdi. En yüksek katlardan sarkıtılan dev bayraklar en alt katlara kadar uzanırdı. Nereye bakarsan bak, etraf al bayraklarla donanmışolurdu. Çarşı ve sokaklarda bayrak satıcılar, ellerinde çaşitli ebaddaki bayraklara övgü tekerlemelerle satış yaparlardı. Artık bunları göremiyoruz.
Bayrak üreticileri, Anadoludan bayrak satıcı mağazalardan spariş gelmediğini söylüyorlar. Yakında üreticilerin çoğunun kapatılacağını, bayrağa olan bu ilgisizliğin nedenini anlamadıklarını mecazen de olsa belirtiyorlar.
Her bayramda, zevkle iş yerine bayrak asan bir esnafın itirafları galiba her  şeyi açıklıyordur.
"İyi kazanıyorum. Ne yapayım, dükkanımın kapanmasını istemiyorum. Bayrak asanları fişliyorlar. Korkuyoruz."
Bayraksız bir  cadde

Bu korku neden ve kimden korkuluyor? Kendini  gizleyen bir güç mü var? Bayragından tiksinen birileri mi var?     
Bir Türk olarak hafsalam almıyor.Bayrak bir Milletin, haysiyeti, şerefi, onuru, yaşam soluğu,namusu, geçmişi, geleceği değil midir? Bayrağı olmayan bir millet var mıdır? Millet varsa bayrağı da vardır. Bayrak yoksa millet de yoktur.
Bayraksız Üsküdar

Atatürk,9 Eylül'de İzmir'e girdiğinde, Kordonboyu'ndaki Hükümet konağındaki Yunan bayrağının indirerek Türk Bayrağını göndere çekilişinde, Yunan Bayrağını yere atan kişiye sinirlenerek, "Kaldır o bayrağı, O bir milletin semboludur, yerlerde süründürülemez" demiştir. Ne yazık ki şimdi Türk Bayrağı yerlerde sürünüyor, asmaya korkuluyor.
Bu gidiş böyle uzayacak mi? Bayrağımız sadece şehit tabutlarının üzerine  örtmek  için mi kullanılacak?  Ecdadımızın kanlarından oluşan Bayrağımızı inkar,ecdadımızı inkar değil midir? Ecdadını inkar eden bir ulusa ulus  denebilir mi? Geleceğini garantiye alabilir mi?
Mithat Cemal Kuntay'ın  "Onbeş Yılı Karşılarken" şiirinin son bölümünü.
"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa bil ki Vatandır"  
ifadesiyle bitirir.
Bayrağımızı en güzel ifade eden  binlerce şiirlerimiz var. Yukardaki beyitlerin ifade ettikleri manalar asla evet asla değişmeyecektir,. değiştirmeye kalkışanların da  gücü yetmeyecektir.
Bayrağımızı koruma kanunu vardır. 2983 nolu  yasa ile Bayrağımızın nerelerde ve nasıl kullanılacağı ve  korunması hakkındaki bu kanunun gerekçesi dişinda ki her uygulama suç teşkil etmektedir. Ne yazık ki kanun  uygulayıcısı da bazı suç teşkil eden durumları görmezden gelmaktedir.
Her ne maksatla olursa olsun, bayrağına saygı göstermeyen, bayrağından korkan veya asmasından korkan ve korkutanları bu ulus asla affetmeyecektir. Allah da affetmeyecektir.

Mithat Cemal Kuntay'ın "Onbeş Yılı Karşılarken" şiirinin tamamı.

 
ON BEŞ YILI KARŞILARKEN

Kim derdi yarılsın da nihayet yerin altı,
Bir anda dirilsin de şu milyonla karaltı.

Topraklaşan ellerde birer meşale yansın.

Kim der ki şu milyonla adam birden uyansın.

Kim derdi seher yıldızı doğsun da bir evden,

Kaçsın da cehennemler o bir dalma alevden,

Canlansın ışık selleri olsun da o damla

Beş devletin öldürdüğü devlet bir adamla.

Kim der ki en son rakamlar da delirsin.
On beş asır on beş yılın eb'adına girsin.

Dünyaları bir fert evet oynattı yerinden,

Sarsıldı demirler evet azmin demirinden.

Mazi yıkılıp gitti evet fesli, kafesli:

Lâkin bugünün ey granit bünyeli nesli,

Bir şey ele geçmez şerefin sade adından.

Sen arşı bırak, varsa haber ver kanadından.

Gökten ne çıkar? Gök ha büyükmüş ha değilmiş,

Sen alnını göster ne kadar yükselebilmiş.

Gökler çıkabildin, uçabildinse derindir,

Tarihi kendin yazıyorsan, eserindir.


Bahsetme bugün sade dünün mucizesinden,
İnsan utanır sonra yarın kendi sesinden.

Asrın yaşamak hakkını vermez sana kimse;

Sen asrını üstünde izin varsa benimse;

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR

TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR.



23 Nisan 2013 Salı

MİLLİ BAYRAMLARIMIZ





23  NİSAN  ULUSAL  EGEMENLİK  ÇOCUK  BAYRAMI

Burhan Bursalıoğlu

23 Nisan 1920, Türk Milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk Halkının Egemenliğini ilân ettiği tarihtir.

Atatürk, 23 Nisan 1924′te 23 Nis
an’ gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979′da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır.
 Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir.

Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli yeri işgâl eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde, bütün kurumlarımızda, okullarımızda ve her evde çeşitli etkinliklerle kutlanarak millî birliğimizin kenetlenmiş ifadesini temsil etmektedir.
Büyük Önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesi olarak, millî bayramımız olan 23 Nisanlar’ı çocuklara armağan etmiştir. Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz  Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisanlar, önemli birer vesiledir.
 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramımızın  93. yılı
Milletimize ve bütün çocuklara kutlu olsun.

UNUTULMAYACAK GÜNLERİMİZDEN

ATAMIZIN 79. ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ Burhan Bursalıoğlu Büyük kurtarıcı ve Cumhuriyetimizin kurucusu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK sağl...