23 Nisan 2018 Pazartesi
17 Nisan 2018 Salı
KÖY ENSTİTÜLERİ
KÖY ENSTİTÜLERİNİN 78. KURULUŞ YIL
DÖNÜMÜ
Burhan BURSALIOĞLU
BU gün 17
Nisan 2018. Köy Enstitülerinin kuruluşunun 78. Yıl
dönümü.
Her ne kadar
okulların kapanmasından 64 sene geçmiş olsa da, her
sene heyecanla kutlamalar
yapılmaktadır.
Bu yazımda,
Köy enstitülerinin Ülkemize getirdiği, getirmesi
beklenen,kimler kurdu, kimler
kapattı, niçin kapattı konularından
bahsetmiyeceğim. Çünkü her kuruluş yıl
dönümlerinde bunlar
,
anlatıldığı için hepiniz bilmektesiniz.
Ben bu gün
Köy Enstitülerinden mezun, bazı edebiyatçılarımızın
isimleri ile, okululların
müdürlerinin listesini bilgilerinize
sunacağım.
Okul
müdürlerinden, hayatta olanlara uzun ömürler, yaşamını
yitirmiş olanlara
Allah’tan rahmet diliyor, mekanlarının cennet
olmalarını diliyorum.
Tüm öğretmenlerin 17 Nisan günü kutlu olsun.
KURUCULAR
İSMAİL HAKKI TONGUÇ AİLESİ İLE
SAFFET ARIKAN
KÖY ENSTİTÜLERİNDEN YETİŞENLERDEN BAZILARI
FAKİR BAYKURT
MEHMET BAŞARAN
TALİP APAYDIN
MAHMUT MAKAL
YUSUF ZİYA BAHADINLI
HASAN KIYAFET
ALİ YÜCE
KÖY ENSTİTÜLERİNDE GÖREV YAPAN MÜDÜRLER
Köy Enstitülerinin listesi
Listedeki adlar köy enstitüler kurulduğunda sahip olduğu
adlardır.
Ad/Bulunduğu İl
|
Kuruluş Tarihi
|
1946'ya Kadar Çalışan Müdürlerin Adı
|
Akçadağ / Malatya
|
Şinasi Tamer, Şerif Tekben
|
|
Akpınar-Ladik/ Samsun
|
Nurettin Biriz, Enver Kartekin
|
|
Aksu / Antalya
|
Talat Ersoy, Halil Öztürk
|
|
Arifiye / Sakarya
|
Süleyman Edip Balkır
|
|
Beşikdüzü / Trabzon
|
Hürrem Arman, Osman Ülküman
|
|
Cılavuz / Kars
|
Halit Ağanoğlu
|
|
Çifteler / Eskişehir
|
Remzi Özyürek, M. Rauf İnan, Osman Ülkümen
|
|
Dicle / Diyarbakır
|
Nazif Evren
|
|
Düziçi / Adana
|
Lütfi Dağlar
|
|
Erciş / Van
|
İbrahim Oymak
|
|
Gölköy / Kastamonu
|
Ali Doğan Toran
|
|
Gönen / Isparta
|
Ömer Uzgil
|
|
Hasanoğlan / Ankara
|
Lütfi Engin, Hürrem Arman, M. Rauf İnan
|
|
İvriz / Konya
|
Recep Gürel, İ. Safa Güner
|
|
Kepirtepe / Kırklareli
|
Nejat İdil, İhsan Kalabay
|
|
Kızılçullu / İzmir
|
Emin Soysal, Hamdi Akman, Talat Ersoy
|
|
Ortaklar / Aydın
|
Hayri Çakaloz
|
|
Pamukpınar / Sivas
|
Şinasi Tamer, Hüseyin Civanoğlu
|
|
Pazarören / Kayseri
|
Sabri Kolçak, Şevket Gedikoğlu
|
24 Kasım 2017 Cuma
BELLİ GÜNLER
ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Burhan Bursalıoğlu
Bu gün 24 Kasım 2017 .0ğretmenler günü.
Ne yazık ki, sokaklarda boş gezen atanmamış öğretmen adayları için geçen yıllarda ümitle beklediğimiz iyi haberler gelmedi. Bu bayram da geçmiş yıllar gibi buruk ve ümitsiz geçecektir.
Yaşadığımız dönemde öğretmene, eğitimimize ve insanımıza değer verilmemektedir.
Ama bu gün göstermelik kutlamalar yapılacaktır. Öğretmeni, öğretmenliği, Eğitimi, bilgiyi, çağdaş düşünceyi övecekler, göklere çıkarıp kuru kuru alkışlayacaklardır.
EMİRGAN İLKOKULU ÖĞRETMEN KADROSU
Değişen müfredat ve sistemler nedeniyle, Dünyada çok geri kalmış, adını dahi duymadığımız ülke eğitimlerinin arkasında kalmamız utandırılacak bir gerçek değil midir?
1980 den sonra açılan Öğretmen Evleri, öğretmenler için dinlenme, okuma, yemek, düğün ,nişan ve sünnet, konferans, panel ,münazara gibi etkinlikler için öğretmenin faydalandığı kendi mesleki yuvaları idi. Ucuz tatil imkanını bulabilmek amaçlı, sahil şeritlerinde kurulan dinlenme tesisleri de öğretmen ve ailelerinin tatilde ilk düşündükleri mekanlardı. Ne yazık ki bu iki tesislerin bir çoğu satıldı.
Perişan bir durumda olan öğretmene yapılan bunlar,acaba 'öğretmen sevdasından' mı kaynaklanıyor?
Ben Dünya ülkelerinde çalışan öğretmenlerin ekonomik, sosyal ve özgür yaşamları ile bizimkileri karşılaştırmayacağım. Çünkü onlarda, tanınmamak , bir öğrencisine rastlamamak için , başına bir bere gözüne bir gözlük geçirip simit satan, kahvede garsonluk yapan, tablasında tespih, iğne, tırnak makası v.s. satan, otobüs terminallerinde çığırtkanlık yapan, çocuk ve ailesinin başkalarına muhtaç olamaması için çalışan , onurlu öğretmen ve emekliler yoktur.
Buna rağmen öğretmen, mesleğinin hakkını vermek için canla, başla uğraş vermektedir.
Eğitimimiz her geçen yıl aşağılara çekimektedir. Bunun bir çok faktörü var. Önemli birkaç nedeni şunlardır.
Eğitimimizi yozlaştıran faktörlerden biri, Dünya'nın hiçbir ülkesinde , bakanlar değiştiğinde, gelen bakan müsteşarını, genel müdürünü değiştirmez. Bizde maşallah, yeni bakan geldiğinde hademesine varıncaya kadar kadro yenilemesidir. Her şey yeni baştan başlanır. El alem aya giderken biz yaya kalırız. Bunun da sorumlusu öğretmen olur.
SİVAS ÖĞRETMEN OKULU 1954 ÖĞRETMEN KADROSU
Durum bu olunca, herhalde aya gideceğimizi kimse iddia edemez.
BÜYÜK EĞİTİMCİ HÜSEYİN HÜSNÜ TEKIŞIK VE EŞİ
( İKİSİDE VEFAT ETTİ )
“Bir şeyi bilmek onu anlamakla olur” Bilginin, değerini, kıymetini ancak onu anlayanlar bilebilir. Ham yobazdan, kaba softadan, gözü ve gönlü kör olandan, kulağı sağır ve kalbi taş gibi veya ondan daha katı olandan ne merhamet beklenebilir ve nede mukaddes değerlere saygı!
EMİRGAN İLKOKULU
“Bilgiyle dirilenler ölmezler…” sözüne de burada geliniz hep birlikte şapka çıkaralım.
Bu ülke insanının iki şeyle mücadelesi olacağına da burada vurgu yapmak istiyorum, “Fakirlik ve cehalet…” Her ikisi de, bütün fenalıkların veya kötülüklerin anası olarak tarif edilir.
. Louis D. Brandeis şöyle der, “Her münakaşanın temelinde birisinin cahilliği yatar”
Çok defa haddi ve hududu aşanlara, ‘yuh olsun, edep yahu’ deriz!
Eğitim ve öğretim bizlere hayat okulunun ilk basamağında, ‘edebi…’ tarif eder. Omuzlarımıza da, sevgi halesi içerisinde, ‘emanetleri korumamızı’ sürekli telkin eder.
Aile, Okul, Öğretmen ve Çevre… Bir zincirin birbirinden ayrılma kabul etmeyen halkalarıdır. O halkanın, orkestra şefi olarak da, öğretmendir.
Bir karıncadaki çalışma azmi, bütün çiçeklere konan bal arısının emeğinde kendisini tarif edebileceğimiz en çileli ve en arzulu bir mesleğin yüceliğinde bir Hak aşığı misali pervane gibi dönen öğretmeni bu kutsi yolda gönlümüzce alkışlamak istiyor ve tüm öğretmenlerimizin bayramını kutluyorum.
Türk öğretmeni, Vatan bayrağını Ata’nın bizlere sunduğu bilgiyle ve ustaca dalgalandırmaya devam edeceğiz.
10 Kasım 2017 Cuma
UNUTULMAYACAK GÜNLERİMİZDEN
ATAMIZIN 79. ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ
Burhan Bursalıoğlu
Büyük kurtarıcı ve Cumhuriyetimizin kurucusu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK sağlığında,
"BÜYÜK ÖLÜLERİNE MATEM GEREKMEZ. FİKİRLERİNE BAĞLILIK GEREK" demişti.
Türk Ulusu olarak Atamızın bu veciz ifadesine, sonsuza dek sadık kalacağımızı, Türkiye
Cumhuriyeti' mize zarar getirmeyeceğimize inanıyor ve Atamızın 79. ölüm yıl dönümünü saygı ile anıyoruz.
29 Ekim 2017 Pazar
ULUSAL BAYRAMLARIMIZ
CUMHURİYETİMİZ
Burhan Bursalıoğlu
Bugün
Cumhuriyet’imizin 94. Yıldönümü.
Her ne kadar
meydanlarda yapılan merasimlere engel de olunsa, bu Millet. geçmişine ihanet etmeyeceği için, kutlamayı coşku ile
yapacaktır.
600 yıllık monarşı
yönetiminden Cumhuriyet yönetimine geçiş kolay bir iş değil. Üstelik,
yurdun
dört tarafı düşmen işgalinde olduğu bir ortamda.
Ulu Önder Mustafa
Kemal Atatürk, askeri öğrencilik döneminde kafasına koyduğu Cumhuriyet
yönetimini, zamanı geldiğinde gerçekleştirmesini hedef olarak belirlemişti.
1919 da, önce yurttan
düşmanların temizlenmesi gerektiğine inanan Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 da Samsun’a
çıkarak mücadeleyi başlattı.
Erzurum kongresinin
toplanacağı günlerde, kongre üyesi
Mazhar Müfit Kansu’nun bir sorusu üzerine Mustafa Kemal “ Şekli hükümet
Cumhuriyet olacaktır” cevabını vermişti.
Demek ki, Mustafa
Kemal kurtuluş yolunun başlangıcında, kuracağı yönetiminin şekli Cumhuriyet olacağını
saklamamıştır.
Kurtuluş savaşı
zaferle neticelendikten 13 ay sonra, 23 Ağustos 1923 de Lozan antlaşmasının
mecliste kabulünden 68 gün sonra, 28 Ekim 1923 günü akşamı, köşkteki yemeğe
çağırdığı, İsmet paşa, Vasıf Çınar, Yunus Nadi Abalıoğlu, Mahmut Esat Bozkurt
ve Mazhar Müfit Kansu Beylerle, 25 Ekim de istifa eden Hükümetin yerine
yenisinin seçilememesi, seçilen kişilerin de görevi kabul etmemesi, dolayısı
ile çıkan hükümet bunalımını tartışmaya başladılar.
Uzun tartışmalardan
sonra, tüm orada bulunanların bekledikleri an geldi ve Mustafa kemal “ Beyler , yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz” dedi. Hiç kimse şaşırmadı. Çünkü o anın ne zaman
geleceğini merak ediyorlardı. Gerçi bir
gün önce Mustafa Kemal’le görüşen Avusturya haber ajansı Neue Freie Presse
muhabirine “ Aleni olarak ilk defa size söylüyorum. Cumhuriyeti ilan edeceğiz”
demecini öğrenmişlerdi.
O gece, davetliler
gitmiş İsmet paşa ‘ İnönü ‘ kalmıştı.
Birlikte 5 saat
çalışarak Anayasa’nın gerekli maddeleri değiştirilerek, “TÜRKİYE DEVLETİ CUMHURİYET’TİR.” “HAKİMİYET
KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” esasları tespit edildi.
29 Ekim sabahı Meclis
normal toplantısına başladı. Gündemdeki program ve sorular tartışıldı. Öğle
oturumunda da aynı çalışmalar yapılarak akşama doğru oturuma ara verildi. Akşam
3. Kez oturum başladı. Meclis Başkanı İsmet Paşa “
Anayasa’nın bazı maddelerinin öncelikle görüşülmesi konusunda teklif
bulunduğunu, öneriyi görüşmeye açacağını” belirtti.
Oylama sonunda madde tartışmaya
açılarak , kısa süren görüşmelerden sonra, gece
hazırlanan “ TÜRKİYE DEVLETİ CUMHURİYETTİR” maddesi
alkışlar arasında ve ayakta kabul edildi. Devamında Mustafa Kemal Cumhur
başkanlığına seçildi.
Başta Ankara olmak
üzere tüm illerde, geç olmasına rağmen gece, 101 top atışları ile
Cumhuriyetimiz kutlandı.
“Cumhuriyet, halkın iradesini gözeten, demokratik bir
ortamda, halkın kendi kendini yönetecek kişileri seçme ve seçilme özgürlüğüdür.
Kısacası; CUMHURİYET;
yurttaşlarına özgürlük ve eşitlik
sağlayan halk yönetimidir.
Bu gün Ülkemiz,
bir çok sorunlarla karşı karşıyadır. Her şeyden önce Atatürk İlke ve İnkılaplarından
uzaklaşıyoruz. Tek tek bunları açıklamayı gereksiz görüyorum. Ancak, Ülkemin
İnsanlarının huzur bulması, sıkıntı, üzüntü çekmemesi, insanca yaşaması için, bana
göre, geçmişte yapılan bazı yanlışlıkların düzeltilmesini, yapılan iyi
çalışmaların geliştirilmesini istiyorum.
Atatürk İlke ve İnkılaplarına
yapılan tecavüzlerin durdurulmasını; Ulusal bayramlarımızın eskisi gibi coşku
ile kutlanmasının sağlanmasını, 15 Temmuzun bayram olarak Ulusal bayramlara
katılmasını; Ülkemizin savaş ortamından uzaklaştırılarak içte ve dışta barışın
sağlanmasını; tüm askeri okulların yeniden tedrisata açılmasını; Feto
belasından, şerrinden ve yapacağı zarardan
Ülkemizin uzak tutulmasını; Milli
Eğitimi nsil baştan yeniden, Hasan Ali Yüceller, Tonguçlar, Saffet Arıkanlar
ruhuna uygun, modern ve çağdaş bilim ağırlıklı müfredatların oluşturulmasını;
Yetiştirilip, sokaklara bırakılan, kadrosuz atamaları yapılamayan öğretmen ve
Üniversite mezunlarına kadro açılarak, yaptıkları eğitimin karşılığını
almalarının sağlanmasını; Basın özgürlüğünün tam sağlanarak , hapiste olan ne
tahkikat geçiren basın mensuplarının özgürlüklerine kavuşturulmalarının
sağlanmasını;
Ülkemizin solunumunu sağlayan orman tahribatının durdurulmasını,
açılan alanların ağaçlandırılmasını; Zehir saçan santralların kaldırılmasını;
Çiftçimizin sanayi bölgelerine akınının durdurularak, zıraatımızın ve
hayvancılığın cazip hale getirilmesini; Bu güne dek özelleştirilerek satılan Devlet
fabrikalarının geri alınmasını; yapılacak olan yol, köprü, hava alanı, fabrika,
sanayi tesisleri gibi ‘yap- işlet –devret ‘ ihalesinde şartların Ülke lehine
olmasına dikkat edilmesini; köy ve
muhtarlıklara dönüştürülen ilçe, kasaba,
mezra ve belediyeli yerlerin eski statülerine kavuşturulmalarını; lüks içinde
yaşamak için yapılan harcamalara son verilmesini; yerli malı kullanılmasını;
vergilerin azaltılmasını; kömür ocaklarının denetilerek, şartlara uymayanların
ruhsatlarının iptal edilmesini; çalışan tüm memur ve işçilerin, emeklilerin
insanca yaşamlarını sürdürecek maddi koşullara kavuşmalarını sağlayan
çalışmaların yapılmasını; Ohal’in kaldırılmasını, kararnamelerle yönetime son
verilmesini, TBMM nin varlığının unutulmamasını: Avrupa Birliğine katılma
inadımızın sürdürülmesini; Yunan’lılar tarafından işgal edilen 18 Ege adalarımızın
geri alınmasının sağlanmasını; İmamlara verilen nikah kıyma izninin iptal
edilmesini; yaz saatinin uygulanmasına son verilmesini; İthalatın
azaltılmasını, ihracatın çoğaltılarak ekonomimize soluk aldırılmasını istiyorum.
Kapalı yerlerde
yasaklanan sigara içiminin yasaklanmasını onaylıyor, bu yasağın başka alanlara da uygulanmasını
bekliyorum.
CUMHURİYET’İMİZİN
94. YILI TÜM ULUSUMUZA KUTLU VE MUTLU
OLSUN.
24 Temmuz 2017 Pazartesi
T U R İ Z M
YUNAN ADALARI GEZİMİZ - 5 -
Burhan BURSALIOĞLU
MİKANOS
![]() |
MİKANOS'TAN GÖRÜNTÜ |
![]() |
MİKANOS SOKAKLARI |
Mikanos kayalıklı küçük bir ada. Ama, Yunan adaları içinde eğlencesi en bol olan ada. Dar sokakları, iç, içe geçmiş beyaz badanalı evler, her evin önünde atılmış masa, sandalye ve çalgıcılar, çengiler, hokkabazlar, palyaçolar, Mikanos'un eğlenceye ne kadar düşkün olduğunun örnekleri. Buna turistler de ayak uydurunca, Mikanos beynelmiler eğlence adası oluyor.
![]() |
DEĞİRMENLER |
![]() |
DELOS APOLLO TAPINAĞI |
Adanın bir özelliği daha var. Pelikan kuşunun adanın maskotu oluşu. İlk gittiğimde set üstünde istirahat eden pelikanla pek çok turist fotoğraf çektirirken, bu gidişte peliklan yerinde yoktu.
Sorduğumuzda, aldığımız cevap, "Pelikanın öldüğünü, onun yerine başka bir pelikanın alındığı ve onun da dolaştığı" şeklinde idi.
![]() |
MİKANOS'UN SAHİL ŞERİDİ |
Adaya has ada sembolleri satan pek çok dükkan ve tepelerde elektrik üreten rüzgar türbinleri dikkati çeken görüntülerdi.
![]() |
SAHİLDE BİR KİLİSE |
Sahil şeridinde bol bol lokanta ve yiyecek dükkanları vardı. Saat 10 30 da otobüslere binerek gemimize çıktık ve 23, 30 da gezimize nokta koyarak, Kuşadasına doğru yol aldık.
Saat 07 de Kuşadasına yanaştık.
![]() |
GEMİMİZ CELESTYAL CRUİSES |
SONUÇ:
1- İki kez gittiğim Yunan adalarına, 3. kez de gidebilirim. En azından gemi yolculuğu hepsine değiyor. Müzik dinleyerek, uçsuz bucaksız masmavi denizi seyrediyorsun. Gökle denizin buluştuğu yere bazen giren büyük, küçük adalar görüyor, gece ise renkli renkli ışıklarla hayallere dalıyorsun.
![]() |
Bursalıoğlı, Günay ve Güleç Aileleri yemekte |
Alışkanlığın olmasa da, arada bir gazinoda , kumar makinelerin çıkardıkları tatlı sesleri ,birkaç avro karşılığı, düğmeye basarak dinlemek dahi insana zevk veriyor. Yetinmiyorsan, bir iki kadeh atmak için barın yüksek sandalyelerine ilişeceksin. Yeni insanlar ediniyor, tanışıyorsun. İlk kez gördüğün yerlerden zevk alıyorsun, muhakeme ediyorsun, karşılaştırıp yorum yapıyorsun. Gerektiği zamanlarda duygulanıyorsun.
![]() |
ŞEF GARSON |
![]() |
MUSTAFA GÜLEÇ VE EŞİ İLE YEMEKTEYİZ. |
![]() |
ŞEVKET VE EŞİ YEMEKTE |
6- Trafikde de yoğunluk yoktu. Adalarda zaten trafik yönünden bir hareketlilik görünmüyordu.
7- Gemide hizmet eden personel, genelde Asya ve uzak doğu ülkelerinden, eğitimli, güler yüzlü, kibar, saygılı, temiz ve çalışkan insanlar.
Onlara teşekkür ediyorum.
![]() |
MASALARIMIZA KONAN ÇİÇEK |
Bu geziyi organize eden PRONTO'TOUR Turizm acentesine teşekkür
![]() |
ŞEF GÜLE GÜLE DİYOR. |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Che'nin Çantasından Çıkan NUTUK Küba Devrimi’nin öncülerinden ve Fidel Castro’nun yoldaşı Arjantinli devrimci doktor Che Guevara, 196...
-
CUMHURİYET GECEMİZ Burhan BURSALIOĞLU 2013 yaz sezonumuz anlamlı ve coşkulu bir gece ile noktalandı. Cumhuriyet’...