2 Haziran 2017 Cuma

SAVAŞ





ÇOK KÖTÜ GÜNLERİ YAŞIYORUZ

Burhan Bursalıoğlu

60-70  yıl Ülkemiz ne kadar huzurluydu. Arada bir sağ sol çatışması ve askeri   darbeler olmuşsa da Ulus olarak, son 20 -25 senede olanlar nedeniyle huzursuz yaşıyoruz.
 Kendi kanımca,  geçmişin bıraktığı  etkileriyle bazı  ülkelerin, özellikle ABD ve bazı Avrupa devletlerinin kışkırtmalarıyla Ülkemizi bölmek, bağımsız bir kürt devleti kurmak için ayaklanan bazı kürtler PKK  adı altında ordu kurarak, onları kışkırtan ülkelerden de yardım alarak  ordumuzla gerilla savaşına girmişlerdir.
Bu savaş uzun yıllar devam ediyor. 2002 yılında PKK nın sesi kısılmış, önderleri tutuklanarak hapse atılmış ve her gün gelen Şehit haberleri bitmişti.
2002 den sonra fırsat bulan ve  2 yıl  süren Çözüm süreci gibi bir uygulama  sonunda Doğu  Anadolu'muzun tüm kırsal alanları,köyler, mezralar,  Kato, Tendürek, Cudi,  gibi dağlarımızda mağaralarda yaşam alanları oluşturarak, silah ve yiyecek depolayıp her fırsatta Türk Silahlı Kuvvetlerine, köy korucularına karşı eylemlere giriştiler. Büyük şehirlerimizde canlı bomba katliamları yaptılar. Bunları hepimiz biliyoruz. Her gün gelen şehit lerimiz nedeniyle ülkemizde huzur kalmadı. Dost bildiğimiz ülkeler bize karşı onlara yaptıkları  yardım nedeniyle savaş hali bu kadar uzadı. Umarım PKK yı yerin dibine gönderirken , onlara yardım edenleri de yeri,n dibine gömeceğiz.
 Bunlar yetmiyormuş gibi, Suriye olayı çıktı. Ortadoğu da oluşan  terör örgütleri başımızın belası oldular.

Benim anlamadığım, başımızda bir PKK belası varken Suriye ve diğer terör örgütleri neden karşımıza aldık? Neden ABD, RUSYA, IRAK ve diğerleriyle dalaşmaya başladık?.
Savaşın iyisi, barışın kötüsü olur mu? Barış varken neden savaş?
Nedeni bilinmez ama, yaşlı insanlar savaş ilan ederler, ama ölenler gençlerdir. Bir bilge, "Barışta, oğullar babalarını, savaşta babalar oğullarını gömer " der. Bu güne kadar 8000 ne yakın gencimizi kaybettik. Bu demektir ki, Ülkemizin gücünden ve geleceğimizin teminatından kaybettik.
2 gün önce , Şırnak yakınlarında düşen askeri bir helikopterimizde, 13 subayımız şehit oldu. Tuğgeneralden, uzman çavuşa kadar olan rütbeli subayımızı kaybettik. Terörle mücadeleye giderken bu elim kaza oldu. Savaş içinde olan bir kaza. Ayrıca 3 şehidimiz de Diyarbakır'dan geldi. Bir günde 16 şehit. Ne zaman bitecek bu elim haberler? Neden başımızı bu belalara soktuk.? Bütün bir Dünya, bir damla kanın yere dökülmesine değer mi?
Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet, Ulusumuza da baş sağlığı diliyorum.

FETO BELASI

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, bir de feto belası Ülkemizin kemirgeni oldu. Devletimizin en kılcal damarlarına kadar girerek TC. yok etme emellerini gerçekleştirmeye çalışmışsa da Atatürkçü silahlı kuvvetlerin ve halkımızın karşı koymaları nedeniyle, emelleri gerçekleşememiştir. Meğer içimizde beslenen hainler o kadar çokmuş ki, 11 aydır hala temizlenemediler. Umarın onların da sonuncusu layik olduğu dört duvar arasına girer.